İnsanlarda doğal olarak bulunan ikiyüzlülüğün dürtüsüyle ya da yaşamında gereğinden çok düş kırıklığına uğramış olmak yüzünden, bu kadının yaşamının ayrıntılarını bilen sıradan, kuşkucu bir kişi, onun gülüşündeki güzelliğin mesleki kurnazlıktan kaynaklandığını ileri sürebilirdi.
...gözlerimizi içimize dönük birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla yadsımaya çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç sakınmadan gözler önüne serer hale geldi.
“Hayvan Çiftliği’ni bitirince en çok şunu fark ettim: Gerçekler sessizce değişiyor. Domuzların kuralları adım adım, kimsenin anlamayacağı kadar küçük oynamalarla değiştirmesi, bana çok tanıdık bir düzeni hatırlattı. Bir kelime ekliyorlar, bir cümleyi biraz yumuşatıyorlar ve herkes sanki başından beri öyleymiş gibi kabulleniyor.
Eşitlik sözü verip herkesin iyiliğini düşündüklerini söylemeleri güzel başlıyor ama zamanla aynı sözlerin başka bir anlama dönüştüğünü görüyorsun. En sonunda bir bakıyorsun, eşitlik hâlâ var ama bazıları daha ‘eşit’. Hayvanların bu değişimi fark ettikçe susması, bazen unutması, bazen de inanmayı tercih etmesi çok tanıdık geldi.
Kitap aslında bir masal anlatmıyor; masalı kullanarak gerçeğin ne kadar kolay eğilip bükülebileceğini gösteriyor. Bugünü düşününce insan ister istemez kendini o çiftlikte hissediyor.”
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Yapı Kredi Yayınları · 2021296,8bin okunma
Ama daha yirmi metre bile gitmemişlerdi ki oldukları yerde kaldılar. Çiftlik evinde birden kıyamet kopmuştu sanki.
... On iki ses öfkeyle bağırıyor, hepsi de birbirine benziyordu. Domuzların suratına ne olduğu da anlaşılmış oldu böylece. Penceredeki hayvanlar gözlerini domuzlardan insanlara, insanlardan domuzlara çevirip durdular, son bir defa önce domuzlara sonra insanlara baktılar ama artık insanı domuzdan, domuzu insandan ayırmanın imkanı yoktu.