Ağaç, ağaçtır. Sana özel bir cümle fısıldamak derdinde değildir. Bildiği gibi yaşar, bildiği yaşama bizleri ortak eder, hepsi bu. Hangi canlıya iyilik, hangisine kötülük yaptığını düşünmeden, doğanın kahraman rolüne soyunmadan doğar, büyür, ölür. Ama siz insanlara yetmez bu, başka anlamlar ararsınız ağacın varlığında. Masallar, meseller, kutsal kitaplar… Şu garibim ağacın kudreti ile kendinizi temize çekme çabaları. Bitmek tükenmek bilmez kötülüğünüzü gizlemek için bulabildiğiniz her yalana, her benzetmeye sığınırsınız. Yorulmadınız mı kendinizi kandırmaktan yahu?
Yalnızca farın aydınlattığı kadarına bakmaya karar verdim. Öyle iyi geldi ki. Yol karanlık da olsa, şiddetli yağmur da yağsa, yapmam gereken tek şey önümde aydınlanan o yola odaklanmaktı. Ne olması gerekenden ileriye ne de geriye.
Mideme taş gibi oturan bir şey varsa geçmesi için çabalamak yerine ben de onunla otururum. Gerekirse saatlerce. Bana ne anlatmak istiyor, anlamaya çalışırım. Daha iyi hissettireceğine emin olduğum bir şeyle değiş tokuş etmeden onu, yeterli zamanı benimle geçirsin isterim. Çünkü bilirim ki o gün anlaşamazsak defalarca kapımı çalacak.