Sibel Karagöz

GELECEK DE GEÇMİŞ ay'la yoldaş olsam her gece merdivenler atsam başucuna uzun uzun izlesem düşlerine pencereler açabilsem kırlarında zeytin ağaçlarını yeşilimden yapraklarca sevgiye dolasam sen orada geçmişe sallansan ve tek bir günü yeniden baştan yaşasak gülüşlerin yankılandığı kırlarında çıplak ayakla geçmişi papatyaya sarsak ve yeni güne yeni bir ben yeni bir sen le uyansak gelecek de geçmiş olsa olsa tek bir gün sonrası olmasa silinse geçmiş gelecek de geçmiş oysa ki anılar ay'a düşer sen sol yanıma Sibel Karagöz
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
AK GÜVERCİNİM UÇUVERDİ dalda bir güvercin şakır sanırsın bir tören ardı ardına diziyor sevdayı ağaçlar çiçekler böcekler sesin notasını emiyor yeni doğmuş bebek ağızlarıyla huzur akıyor ormanın en sığ köşesine bir sürü güvercin yağıyor aşka sevdaya kanat takarak ve nasıl oluyorsa buluyor çiftini birbirinden farksız sürüyle güvercin eşlerini elleriyle bırakmış al güllerle işaretlemiş gibi buluyorlar ağzında yemiş yüreğinde sevdası hayvan diyoruz beyinleri yok diyoruz bir de üstüne avlıyoruz üstün zekalarımızla ıkı ayaklı barbarlıktan öte çıkış bulamıyoruz sadece izlesek sadece belki de öğreneceğiz insan gibi yaşamayı kırmadan incitmeden ben bugün diledim tanrımdan ak bir güvercin olmayı sevdasına bir ötüşle
Şiir
İNCİ’NİR GURUR içimin gurbetleri nefreti kabartıyor kabardıkça sırtını daha bir yumuşatan yastıklar beliriyordu ensesi kalınlaşan gurur ağzına burnuna karadan peçeler atıyor her atış sona bir adım sırtına bin ton katıyor haykıramadığı çığlığın içinde boğuluyor müdahalesi mümkün mü kapanmış bir bellek algıya kör harfin büyüklüğü küçüklüğü notasız çalan boş plak dinler görünür bakar da gururu tüm bedenine vurmuş ambargo ne kaldırabiliyor ne diyetini ödeyebiliyor saksıdaki çiçekten farksız ne bir adım geliyor ne bir adım gidebiliyor varla yok arası seviyorla sevmiyor arası muallakta kalmış gibi gururun pençesinde cansız serçe can verdi verecek incisi düşsün soylu gururun can’a can
Şiir

Sibel Karagöz

, bir kitap okudu
9/10
·158 syf.·
Beğendi
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2020 08:53
·
2020 2. kitabı
Fyodor Dostoyevski
7.9/10 · 159,6bin okunma
YOKLAR FISILTISI turunçtan bir yel eser ılık bir meltem türküsüne sarar beni uyanırım sabahın koynuna bebekten ellerimle yapışır turunça konan ürkek ardıç kuşu olurum döner bakarım nerdeyim kimim bulamam kendimi kendime bile yabancı varlığımla yokluğum hancı ben hangisinde konaklarım ışığım hangisine yanar yoklar fısıltısı üfler sönerim kimsesizliğimin içine bir yel eser turunçtan dalarım düşlere koku alır ,türkü götürür anamın ellerine çocuk ellerimle sıkı sıkı tutarım ayağım kaymasın yoklara karışmayayım yoklar dururum elsiz ayaksız düşsüz umutsuz görünmezliğime mefta sönen ışığıma omuzsuz tabut inşa ederim
Şiir