Yaşlı şair, hiç söndürmediği sigarasının, başının üstünde topladığı yoğun duman tabakasının içine gömülmüş, orada bulunanlardan birinin bir sözüne karşılık, aniden sesini yükselterek:
''Aşk, eski zamandaydı!'' diye başladı.
O bir kez söze başlayınca, orada bulunanları saygılı ve kendilerinden geçercesine sessizliğe sürükleyen heyecanlı bir sesle sürdürdü..
Mehmet Rauf'un bu kitabında yazınsal yanı ağır basar, dönemin önemli yazarlarını örnek alıp o dönemin ilk örnekleri olan " öykü için de öyküye" bu kitapta yer vermiş. Kimi kısımlar Servet-i Fünun dönemi öyküleri kapsarken, eski İstanbul hayatı, savaş dönemi manzaraları ve genel olarak toplumun sosyolojik yapısını konu alan 19 hikayeden oluşan kısa, akıcı bir kitap. Yazı dili olarak ağır basan kısımlar olsada Servet-i Fünun edebiyat dilini bildiğim için zorlanmadan okudum
Limana varmıştık; yanı başımızda sahile vuran dalgaların küskün soluğu, aramızdaki sessizliğin içine çağlamıştı ansızın. Gemiler, gözlerini kırpıştıran kocaman kara hayvanlar gibi dizilmişti, kimi uzakta kimi yakındaydı ve bir yerlerden şarkı sesi geliyordu. Hiçbir şey açıkça seçilemiyor ama çok şey hissedilebiliyordu, müthiş bir uyku ve güçlü bir kentin ağır bir düşüydü bu.
Sayfa 15 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu