Hayat, sessizliğimizde söyler şarkısını, uykumuzdayken görür düşlerini. Hırpalanmış ve hakir görüldüğümüzde bile, görkemli ve yüksek yerlere kurar tahtını. Gözyaşlarımızı akıttığımızda gülümser güne ve biz zincirlerimizi sürüklesek bile özgürdür o.
Onların gerçeklere, fikirlere, yapılan ve yapılacak işe kaygılandığı yok. Onların tüm ilgisi insanlara dönük. " Bu doğru mu?" diye sormuyorlar. "Başkaları bunu doğru sayıyor mu?" diye soruyorlar. Yargılamak için değil, tekrarlamak için. Yapmak için değil yapıyormuş izlenimi vermek için...
Şu dünyada her bir yaratığın tutunacak bir dalı var, insanın yok. Şu dünyada yalnız olan, kimsesiz, çaresiz olan yalnız ve yalnız insandır. Herkesin, her şeyin yaşaması, ölümsüzlüğü var, insanın yok. Ağaç, kuş, otlar, böcekler, yılanlar çıyanlar, hiçbirisi, hiçbirisi yok olmuyor. Ama insan yok oluyor. Çünkü insan kendinde başlayıp kendinde bitiyor.