Sıfır Noktasındaki Kadın
Kadın olmak zordu? Hele sahipsiz bir kadın olmak daha da zordu.
Bu durumu, ülke, zaman, mekan düşünmeden yazıyorum. Çünkü istismar edilen varlık, her zaman kadınlar oluyor maalesef. Gerçekten kitabı okurken feminen duygularımı bastırmada çok zorlandım.
Mısırlı Firdevs' in acı hikayesi. 1980 ' li yıllarda idam cezasına çarptırılan Firdevs' in hikayesi beni derinden etkiledi. Erkekler tarafından sürekli istismar edilen ama sadece suçu tek başına yüklenen Firdev' in hikayesi. Çaresizliğin en kötüsünü yaşamış o kadının hayatı. Maalesef buhranlı bir çocukluk geçirmiş, sahipsizliği dibine kadar yaşamış ve kötü yola düşmüş bir kadın Firdevs.
Fahişe diyorlar onlara. Ama kimse nasıl geldiklerini, nasıl o duruma düştüklerini, kimler tarafından o hale getirildiklerini sorgulamıyor. Bir yardım yapılacağı zaman bile karşılıksız yapılmayan o kadınlar. Mevlana " benim hayatımı yargılamadan önce benim ayakkabılarımı giy. Benim geçtiğim yollardan, sokaklardan yürü" dediğinde tam da bu tür olayları kast ediyordu sanırım. İnsanların hayatlarını bilmeden, onları yaftalayan, karalayan korkunç insanlar...
Firdevs' in bulmaya çalıştığı kimliği, bu kötülükler içinde yaşadığı yanlış aşkı ve zorlu yaşamı psikiyatr, feminen yazar Neval es Saddavi tarafından bizlere ulaştırılıyor. Kitabın sonunda o bile Firdevs' in önünde diz çöküyor. Korkutucu gerçek yaşam öyküsü ve hazin bir son dostlarıma tavsiye ediyorum.