Taşındım!

Taşındım!
@TaigaAisaka
Yılda kaç kitap okuduğumun istatistiğini tutmak üzere sene sonuna dek bu hesap açık kalacak, sonra da rahmetli olur. Şuradayım: Çisem
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2021 17:56
En son onuncu sınıfta elime almıştım seni ve yarım kalmıştın, çok ağlamıştım, bu kadar gerçekçi olmamalıydın. Pamuk şeker zihnime ve harikulade oyuncak dünyama bir leke gibi sürülmüştün, gerçi pembiş bir domuzcuk olarak kalsaydın o kadar sırıtmazdın kafa mahallemdeki bebek evimde ama yoğun tasvirler boğazıma bir kılçık gibi takıldı adeta, finali biricik başıma bir poşete eğilmiş vaziyette bitirmek mecburiyetinde kaldım. Elbette ki midem bulanıyordu. Hâlâ bulanıyor ama tam da bu sebeple şahane bir şeysin sen, Dişi Domuz. İşte şimdi yarım bıraktığım işi baştan bitirdim. Kendimi kâle alamam genelde, şeyim çünkü biraz saçma sapan ve karman çorman, lâkin fikirlerimi önemseme hatasına düşecek şapşikler varsa aranızda Çisem diyor ki: okumadan ölmeyin. Artık siz kaderinizle, rabbinizle falan ona göre sözleşirsiniz. Bir adet kızımız var, parfümeri mağazında çalışıyor ve o mağazanın arka odalarında çeşitli cinsel dolaplar dönüyor. Kızımız o biçim bir çalışan, zamanla kişiliğini arzularına kaybediyor ve hayvani dönüşümü böylece başlamış oluyor. Hikayenin arka planı ise Paris’in içsavaş ve diktatörlük yüzüyle bezenmiş… Şuan ne kadar berbat tasvirlediğimi fark ettim, gelin arka kapak yazısından yararlanalım: “Önyargılarıyla, ahlakî korkularıyla, tek tip düşünce terörizmiyle, sağlıklı yaşam tapıncıyla, ‘aşırı feminist’leriyle, saldırgan köktencileriyle, yaşadığımız dünyanın bir metaforu Dişi Domuz.” Keşke bu işi baştan yazara bıraksaydım. Finalde hadiseler Alacakaranlık şafağından fırlama şekilde ilerlemese daha bir onda on puan olurdu, ama yazarımız “metaforlar” diyor, bize de onun izinden gitmek düşüyor. Meraklanmayın, vampirler ortaya çıkmıyor- gerçi kitabımızın ilerleyen bölümlerinde beyaz Loup-Y-Es-Tu ten makyajıyla arz-ı endam eden Afrikalı’dan bir vampir yontulabilirdi
Edebiyat
Dişi DomuzMarie Darrieussecq · Telos Yayınları · 1997373 okunma
Reklam
Kurban Olduğum Yağdırıyor!
2/10
·288 syf.··
2021 34. kitabı
Bilgiye aç açıma, böyle iştahla bilimsel veri taramayı diliyordum ve sonra ne oldu dersiniz? Yerde aradığımı gök tanrıda buldum! “Allah’ın hikmeti” ve “yüce yaradanın buyurdukları” ile bizi kapıda karşılayan yazar, okuyucusuna istediği hariç her şeyi vermek konusunda öyle ısrarcıydı ki… Ama benim de inadım tuttu, dedim ben bitireceğim bu “kurban olduğum” tadındaki bir acayip kitabı. Kitap sorgulayan bir insan için değil de bağnaz bir insana bilimin dinle örtüştüğünü -zabaha kadar tartışırız o ayrı- anlatmak için yazılmıştı resmen. Kitaptan aldığım tadı satırlarıma adeta tükürüyorum buyurun: “Allah var, elbetti ki var, ya vallahi var diyorum ama dinimizin buyruklarının dışına da taşmıyor yüz okuma ilmi!” Kitaptaki bilgiler farklı forum sayfalarından kopyala yapıştır yapılmışçasına özensiz ve okuyucusuna bilgi vaat etmekten uzaktı. Son sayfalarına değin sayfa arttırmak için öyle uğraşılmış ki, aralara rastgele bir şeyler konulsaydı daha bir doyuma varırdım sanıyorum. Sadece son sayfalardaki görseller amacına hizmet ediyordu ki benim tadım kaçmıştı ve sayfaları çevirdiğim gibi terk ettim ortamı. Ortam dediğimde kahvehane, kesin oradayımdır. Hacı amcalarımın aşırı düzey ilimsel söhpetleri çınlatıyordu kulağımı, ellerinde de bu kitap vardı. Hiç sırıtmıyor yemin olsun. Google; can dostum, birtanem, bilememişim değerini… Ben senden yüz okumaya devam.
Yüz OkumaOrhan Erdem · Yakamoz Yayınları · 2018114 okunma
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2021 15:04
Ülkemiz tam bir yanlış anlaşılmalar, konuyu saptırmalar ülkesi. Ha, bir de sansür. Üçünü bir araya getirirseniz de karşınızda hop, bu kitap beliriveriyor. İncelemeleri itinayla incelerken bir arkadaşımızın ifadesi gözüme çarptı: “Bu kitap bana göre değil.” Bu kitap zaten bize göre olacak bir kitap da değil, beklenti yanlış bir kere. Komfor alanımızı terk etmediğimiz için etrafımızdaki pek çok olaya seyirci kalıyor, avazımız çıktığı kadar susuyoruz. Halbuki yeri geldiğinde midemiz bulanmalı, kusmuğumuzda boğulana dek hayata lanet etmeli ve bu kitabın oluşmasına ilham kaynaklığı eden insanlığımızı hiddetle sorgulamalıyız. Öyle her gün haberlerde gördüğümüz, utanç verici bir şekilde alıştığımız taciz ve tecavüz haberlerini nasıl sindiriyorsak, mide ya bizdeki, bu kitaba da aynı şekilde burun kıvırmamalı. Okuyamıyorumculuk yaptığımız pek çok olay, burada da olduğu gibi, misliyle yaşanıyor ve yaşatılıyorsa, insanlığa olan borcumuzu ne şekilde ödüyorduk ki biz? Seyirci kalarak mı? Onu bile beceremiyoruz ya. Kararlıydım, tüm cesaretimi topladım ve hasta zihinlerin ta dibine inmeye karar vererek bu kitaba başladım. Kitap bir rahatsız edici insanlık ilişkileri derlemesi: ensest, tecavüz, cinayet... Toplumumuzun aynası ne varsa işte, bol keseden. Yanlış saymadıysam şayet dokuz hikayeden oluşuyor. Hikayelerin ilki olan Beton Bahçe, ilk okuyuşumda, ilk birkaç sayfa, ağır geldiği doğrudur. Sayfalar ilerledikçe pencereye gittim geldimse de bir şekilde bitirdim. Bir yandan lanet olsun dedim, bitsin istedim, bir yandan da yarım kaldığını hissettim. Önce babasız, sonrasında da annesiz kalan dört kardeşin algılarında zaman içerisinde ilerleyen bozulma, hayatlarının bir tür evcilik oyununa evrilmesi sonucu ailede değişen roller, baskıya dayanamayıp bir volkan gibi patlayan arzular ve
Edebiyat
Beton Bahçe - İlk Aşk, Son AyinIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2020119 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2021 28. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2021 18:40
Sayfa 195’te bulunan Bitirirken başlığında belirtildiği üzere: gençlerin tarih üzerine ilgisini çekmek, tarih öğrenme becerisi kazandırmak üzerine yazılmış bir kitaptır. Bu amaçlarla örtüşecek şekilde, kitabın devamında resimlere, maketlere ve oyunlara da ayrıntılı bir biçimde yer verilmiştir. Bilgi kirliliği sebebiyle zaman zaman karıştırılan Akıncı birliği ile de karşılaştırılması yapılan Deliler; kıyafetleri, törenleri, konu edilen kaynaklar ve daha birçok bakımdan detaylıca ele alınmıştır. Osmanlı tarihini öğrenmek için elzem olmadığı gibi, ilgilisi için güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hatta bu denli az okunmuş olması biraz üzdü beni. Delileri tasvir eden resimler bayağı ilgi çekiciydi, hiç sıkılmadan uzun uzun inceledim. Elimde böyle bir kaynak olduğu için mutluyum. Tarih bilgim pek tabii engin değil, bunun yanında Deliler’in birçok yönüyle ele alınması beni tatmin etti. Okullar açık olsaydı da tarih hocama danışma şansım olsaydı keşke. Şimdilik benim yorumuma kaldınız maalesef, üzgünüm.
Tarih
DelilerAbdullah Turhal · Doğan Kitap · 201129 okunma
6/10
·152 syf.··
2021 27. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 19:02
Yaşanmışı anlatan, pek tabii kurguyla da harmanlanmış Casus kitabını bakın tam şuan bitirdim. Düşüncelerim tazecik, kaçırmayalım bu etkiyi, hemen yazma işime koyuluyorum ben de. Çok akıcı kitap, adeta kaygan zemin. Ha bu bana bir şey kattı mı? Belki birazcık zaman, adeta çakarları yaka yaka kestirme yoldan gittik çünkü. Yoksa Wattpad kitabından hallice. Kurgu iyi hoş peki, ya bir insanın yaşamı böyle mi anlatılır? Bu kadın sayfaların altında paçavralaşacaksa bu kitap neden var? Neden hakkı verilmedi? “Öldüm, bayıldım, bittim!”cileri gördükçe de kendimi sorgulamaktan öte çare gelmiyor elimden. Neye bayıldınız, nereye bayıldınız? Son sayfaya dek bin dereden esneme getirdim ben sadece. Aşka düzülmüş iki methiyeye teslim olmuşsunuz hemen, biraz da Paris sosu ve Eiffel Kulesi aroması ile varsın ben de kitap çıkarayım. Neyim eksik ki? Siz şimdi kruvasanlarınızı sipariş ededurun, hemen geliyorum ben. Casus, hayatının belki de yarısını travmalarından kaçmak uğruna bir şekilde çar çur etmiş, ruh fukaralığı çeken yaşamının geri kalanını da Mata Hari kimliği ile ülkeden ülkeye sürdürmeye karar vermiş, kitaba göre güçlü, bana göre ise özgür, son derece cesur bir dansçı kadının idamına değin yaşadıklarını anlatmakta. “En başta ebeveynlerinin seçtiği isimle Margaretha Zelle olarak bilinen, evlenince zorla Madam MacLeod ismini alan, son olarak da Almanlara kanıp topu topu yirmi bin frank uğruna her yazdığının altına H21 imzası atan.” Kabul ediyorum, hayatının ilk yarısı gerçek bir güç gösterisi; ne var ki kendi ağzından erkekleri para için kullandığını duyduğumuz bu kadının para avcılığı yönüyle güçlü kadın tanımına girmediği aşikar. Güçlü kadını tanımlarken hangi yönleriyle tanımladığımıza da dikkat etmekte fayda görüyorum, yoksa nice kadınlara haksızlık etmiş oluruz bu
Edebiyat
CasusPaulo Coelho · Can Yayınları · 20166,9bin okunma
Reklam