Leonardo Da Vinci'nin Son Akşam Yemeği tablosunu tamamlayabilmesi için son bir kişiyi -İsa'ya ihanet eden Yahuda'yı- çizmesi gereklidir ama o kişinin yüzü için esinlenebileceği birini bulamamıştır. Tablonun bitmesi için Üstat Leonardo, şehirdeki en kötü adamı arar durur ama bu süreç çok uzadığı için Dük, Papa & birçok kişi ona baskı yapmaya başlar, bir takım şeylerle suçlar. Sonuçta tablonun tamamlandığını bildiğimiz için bu kısımda sürprizbozan bir şey söylemiş olmuyorum ama kitapta Yahuda'nın yüzünün esin kaynağı olan kişi de dahil şehirdeki kişilerin hikayelerini okumak hem sürükleyici hem de etkileyici bir serüven oldu benim için. Sıkılmadan okuyacağınız kısa bir eser, tavsiyemdir.
Leonardo’nun Yahuda’sıLeo Perutz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,051 okunma
Çocuk baş karakter temalı bir kitap okumak istiyorsanız, size önerim: Gizli Bahçe.
Dönemin çocuk karakterlerinden farklı olarak Mary Lennox, bencil, düşüncesiz bir kız çocuğudur. Ebeveynlerinin vefatı sonrası amcasının yanına İngiltere'ye gönderilir. Amcasının yaşadığı yer kapısı kilitli onlarca odası olan & geniş bir alana yayılmış bahçelere sahiptir. Bu bahçelerden birisi ise yüksek duvarlarla çevrilidir, kapısı kilitlidir & oraya yaşayan insanların bu bahçeye girişi men edilmiştir.
Mary ise buradaki hayatını Marta & Dickon sayesinde macera dolu girişimlerde bulunarak geçirir ki biz okuyucular için bu çok eğlenceli sayfalar demek oluyor. Önerimdir
Gizli BahçeFrances Hodgson Burnett · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,7bin okunma
Peyami Safa'dan okuduğum en güzel & bir o kadar da zorlayıcı eser bu. Kendisi de bu romanını diğerlerinden ayırmış, eleştirmenlerse Türk Edebiyatı'nın en ciddi psikolojik romanı olarak kabul etmiş. Kitap iki bölüm halinde işlenmiş olmasına rağmen konu bütünlüğü mevcuttur, aklınız karışmasın asla.
Kitabın ilk bölümünde Ferit'in -kitabın baş karakteridir & tıp öğrencisidir- 6 gün boyunca kaldığı pansiyonda yaşadıkları anlatılır. Pansiyonda birbirinden farklı insanlar, onların yaşayışları, bir takım doğaüstü olayların gerçekleşmesi Ferit'in içinde bulunduğu bunalım halini kötüye götürür. Bir de Selma adında hoşlandığı bir kız vardır ki bu ruh halinin dışa vurumunun en somut hallerini sergiler Ferit onun üzerinde.
Kitabın ikinci bölümünde ise kitaba adını veren kadınla tanışıcaksınız. Buraya kadar merakla, hep bir diken üstünde okuma yapmıştım çünkü Ferit'in bir sonraki sayfada ne düşüneceği, ne yapacağı hep beni tedirgin etmişti. Ama bu bölümde klasik Türk Edebiyatı eserlerindeki üslubu geri dönmüş Safa'nın. Bir öncekinden çok daha merak uyandırıcı, sürükleyici, kısım kısım hüzünlendirici tamamen içine saran bir hikaye okuyacaksınız burada da.
En başta söylediğim gibi en beğendiğim, beni en çok içine çeken, zorlayan, kafamı zonklatan eseri bu oldu. Psikolojinin yanı sıra; dini, siyasi, felsefi birçok unsur vardı ki Ferit'in pansiyonda tanıştığı Aziz'le olan diyalogları geriye dönüp tekrar başa sarmama sebep olmuştu kısım kısım.
Türk Edebiyatı'ndan farklı bir soluk olsun diyorsanız kesinlikle önerimdir -.-