Oysa kuru bir ağaç kovuğunda değildim. Benden daha bahtsızlar da vardı. Zaten anacığım da
böyle düşünür ve sık sık, "İnsan eninde sonunda her şeye alışır,"
der dururdu.
Cezaevi kentin ta yukarılarındaydı: küçük
bir pencereden denizi görebiliyordum. Bir gün, pencere demirle-
rine tutunup yüzümü ışığa doğru uzatmıştım, içeriye bir
gardiyan girdi, bana ziyaretçi geldiğini söyledi, içimden,
Marie'dir dedim. Gerçekten de oydu.
Nietzsche öleli tam 120 sene olmuş. Rahmetli büyük ihtimalle cayır cayır yanıyor.
Nietzsche en sevdiğim yanı anlaşılamaması. Aynı hayat gibi.
Nietzsche'nin bütün kitaplarından kesilip alınan aforizmalarlarla dolu bir kitap.
Okurken zevk aldım
Ama bir eleştirim olacak :aforizmaların hangi kitaplarından alındığı belirtilmemiş. Keşke belitirseymiş. Hatta sayfası dahi belirtirmesi gerekirdi.
Sevdiğim bir aforizmasıyla yazımı bitireyim.
'' Sanki “Hakikat” koruyuculara ihtiyaç duyacak
masum ve güçsüz bir yaratıkmış gibi!''
Yaşamda en fazla üretkenlik ve en büyük zevk,
tehlikeli yaşayarak elde edilir! Vesuvius’un eteklerinde şehirlerinizi kurun! Gemilerinizi keşfedilmemiş
denizlere yollayın! Size eşit olanlarla ve kendinizle
ihtilaf içinde yaşayın! Yönetici veya malik olamadığınız müddetçe hırsız veya intikamcı olun, siz bilgi
insanları! Korkak ceylanlar gibi ormanın karanlığında yaşamaktan mutlu olduğunuz günlerin bitmesi
yakındır!