Sessiz yolculuklara çıkıyorum.
Sadece kitap alıntıları ve kitaplar üzerine paylaşım yapanları takip ediyorum.
Paylaşımlarım kendime bir not niteliği taşımaktadır. Kitap dostlarına da faydası olursa tabiki şahsımı mutlu eder.
> Bu duygu insanın yaşarken intiharı değil midir?
Hissizleşmek, insanın kendini koruma çabasıyla geliştirdiği en sert zırhlardan biridir. Yoğun acılar, hayal kırıklıkları ya da sürekli tekrarlanan kırılmalar karşısında kalp, kendini savunmak için duvarlar örer. İlk bakışta bu, dayanıklı olmayı sağlar; hiçbir şey eskisi kadar incitmez. Fakat zamanla bu zırh, sadece acıyı değil, sevinci de engeller. İnsan, acıya karşı olduğu kadar mutluluğa da kapılarını kapatır. Hissizleşmek böylece bir koruma değil, yavaşça hayattan uzaklaşma hâline dönüşür. Gerçek güç ise hisleri yok saymakta değil, onları taşıyabilmeyi öğrenmekte gizlidir.
Şeytan, kendi ölçüsünü doğru ölçüye benzeterek insanların düşüncelerini onunla ölçmesini sağlayıp yanılmalarını amaçlar. Ancak şeytan ancak gediklerden sızar, gedikleri kapatan kişi şeytanın hilesinden emin olur.