Tanburi

Tanburi
@Tanburi
Öğretmen, Sanatçı
Yüksek Lisans
11 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Tanburi

, bir kitap okudu
9/10
·238 syf.·
Beğendi
·
14 günde okudu
·
2026 1. kitabı
İhsan Oktay Anar
8.6/10 · 67,6bin okunma
Reklam

Tanburi

, bir kitabı yarım bıraktı
%52 (80/152 syf.)
Hüseyin Rahmi Gürpınar
7.6/10 · 25,5bin okunma
Yaralı ve incinmiş bir hayat hakikatin yalın güzelliğiyle ışır bize; kalbin belleğinden konuşur, "yaralarım aşktandır", diye fısıldar çünkü, sadece aşk sonsuza dek kanayabilir. Ümitsizlik çağında neşe bir şeyi değiştirmeye talip olmaktır. O halde dostum içinde bir neşe kırıntısı bulana dek göğün altında yürü. Bir derde müptela olmamış kişiye anlatamazsın derdini. Dert meyhanesinde başka sarhoşlar bulmalısın. "Benim içimdeki sızıyı başkasıyla mukayese etme. Başkası tuzu elinde tutuyor. Halbuki tuz benim yarama ekilmiştir." diyor Hafız. Tuzu yarısında hissedenlerle düş kalk sen. Kendi sesinle haykırdıysan, kendi gözyaşlarınla ağladıysan, kendi gözlerinle gördün ve kendi düşüncelerinle düşündüysen, kendi rüyalarınla uyudu ve kendi dualarınla yakardıysan sana ait bir ömür sürdün demektir. Seni ne eksik bırakıyorsa sen de onu bırak. Bir madalya gibi taşı göğsünde yaralarını. Sen gerçekten yaşadığın için onlar var ama orada eğleşme fazla, başka cenkler, başka muharebeler, başka zaferler seni bekliyor ileride.
Modern dünyanın kandırmacası da budur işte: Her şeye yetişmek isterken hiçbir şeye yetişememek, her şeye sahip olmak isterken aslında hiçbir şeye sahip olamamak. Hayat katlanmamız gereken bir şeydir. Onun çözümü yoktur. Kimse kulaklarını ve kalbini, inandığı tanrının sözlerine sonuna kadar açmıyor. Yalnızlığın acısı Tıpkı susuzluk gibi. İnsan kendinin gurbetine çıktığında,işte orası en koyu yalnızlıktır. Karşına seni sükut-u hayale uğratacak insanlar çıkacaktır. Belki de onlar senin en büyük öğretmenlerin olacak. Her durumu kontrol edemediğimizi her savaşa kazanamadığımızı fark ettiğimizde tevekkül ve teslimiyet sökün eder. Elemlerde bir gizli şefkat var gibidir. Şikayet etmeyenlere ,kendilerini güleryüzle karşılayanlara daha az zalim olurlar. Bu dünyada yaralanmış kalbi kırılmış başı yarılmış ruhlarız hepimiz. Bir içgörü kıvılcımı çakıyor içimizde ve bundan daha fazlası olmalı diyoruz. Güzel olan, kayda değer olan ne varsa yavaşlıkla yapılır. Hayatın içimizin yaralarına teselli arama çabasından başka bir şey olmadığını fark ediyorum. İnsan değiştiremeyeceği karşısında kaderine rıza göstermeyi bilmeli. Kaderini sev demişti, Nietzsche "Kaderini sev ki o senin hayatındır."
Huzur arıyorsan sus ve nefesini dinle, nefesin sana söylediğini dinle. Kadere iman eden kederden kurtulur. Küsmek boyun eğmeyi reddetmektir."Gücüm sana yetmiyor seninle dövüşemem ama sana tabi olmayı reddediyorum", diyebilmektir. Bir başkası tarafından dinlenmek, anlaşılmaya çalışılmak en büyük ilacıdır ıstırabın. Yola çıkmak ruhun sızısına şifa aramaktır. Hayat bir bakıma şifa bulma arzusudur. Yeri geldiğinde ıstıraba tahammül ve kadere/ kaçınılmaz olana rıza göstermek de insanın olgunluk yürüyüşünde bir basamaktır. Her arayan bulamaz ancak bulanlar yalnızca arayanlardır. Biz unutmak için doğarız.