Hedef bir kitap okumak değil,okuyan birine dönüşmek ve okuduklarından ders alıp onlardan bir hayat oluşturmak. Nacizane; Hüseyin ve Çılgın Harfler - Vay Canına! Kitaplarının yazarı :)
Herhalde savaș ateşinin tek hayali, zafer meşalesinin alevine dönüşmek olsa gerektir. Zafer meşalesi ise ancak savastan arta kalan yıkıntıları aydınlatır. Ne yazık ki
savaşlardan sonra görüp görebileceğiniz yalnızca budur. Ve anlarsınız ki aslında önemli olan savaşma gücünden çok acıya dayanma gücüdür.
"Dayanamıyorum artık Theo, yaşamın ağırlığına daha fazla dayanamıyorum. Unutmaya çalışıyorum, daha çok resim yaparak unutmaya çalışıyorum ama olmuyor. Kulağımdaki çığlıklara karşı koyamıyorum."
Çoğu zaman öyle olmaz mı. Dayanamadığımızda; şarkılara,resimlere kendimizi bulabileceğimiz herhangi şeye sığınmaz mıyız ? Van Gogh'da uzun süre öyle yapmış önce Allah'a sonra resimlerine sarılmış. Kitabı okumadan önce Van Gogh'un papazlık,vaizlik yaptığını,içindeki huzursuzluğu gidermek için bunun eğitimini aldığını. Aç ve evsiz kalan bir aileye de evini ve yiyeceklerini vererek yardım ettiğinde ise papazlığı onursuzlaştırdığı için kovulduğunu bilmiyordum. Hep diyorum ya iyi ki kitaplar var.
Velhasıl kelam içindeki huzursuzluklar ve bu dünyaya ait olmayış hissi onu intihara kadar sürüklüyor ve kendini vurduktan 2 gün sonra kan kaybından vefat ediyor. Bu süreçte kardeşi Theo'ya ve karşılıksız sevdiği kıza yazmış olduğu mektuplardan derlenen bu kitap ortaya çıkıyor. Eğer sizlerde Vincent Van Gogh sevenlerdenseniz bu kitabı okumalısınız sevgiler.
Theo’Ya MektuplarVincent Van Gogh · Dorlion Yayınları · 20208,2bin okunma
Kierkegaard, çifte umutsuzluk adını verdiği şeyi yaşayan bazı insanları anlatır. Bu insanlar umutsuzdur ama umutsuz
olduklarını fark edemeyecek kadar kendilerini aldatırlar. Demek istediğim șu: acilarımın çoğu, arzularımla hareket etmemin sonucunda ortaya çıkar ve sonra bu bir anlık tatminle mutlu olurum, kısa süre sonra bu tatmin can sıkıntısına dönüşür, derken bir arzu daha ortaya çıkar. Schopenhauer bunun evrensel insan durumu olduğunu düşünmüş. İstemek, anlık tatmin, can sıkıntısı, sonra
daha fazla şey istemek.