Hedef bir kitap okumak değil,okuyan birine dönüşmek ve okuduklarından ders alıp onlardan bir hayat oluşturmak. Nacizane; Hüseyin ve Çılgın Harfler - Vay Canına! Kitaplarının yazarı :)
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Uzun zaman önce, Anadolu toprakları kah Moğolların kah Selçukluların ellerinde gidip gelmektedir. Hace’nin Akşar’ında yani Nasreddin Hoca’nın Akşehir’inde halk savaşlardan yılmış, bi çare yaşayıp gitmektedir.
"Dünya yedi yüz küsür yıl önce de bugünkünden pek farklı değildi. Maşallah, sultanlar zalim, mazlumlar gecede yıldızlar kadar çok ve çaresizdiler." diyor Hüsnü Arkan kitabında.
Hüsnü Arkan hepimizin bildiği müzisyen,şarkıcı Hüsnü Arkan. Kitap yazdığını bilmiyordum o da benim cahilliğim affola.
Kitabı alırken arı üstüne Nasreddin de olunca biraz eğlenceli bir kitap diye düşünmüştüm ama nerdee. Eğlenceyi gençken halletmiş milleti eğlendirmiş, Hayrani Hazretlerinin dervişi Nusrat Nasreddin yani
Nasreddin Hoca var karşımda. Arada sırada yine Nasreddin'liğini yapıyor ama o kadar.
Bir cinayetle başlıyor kitap sonuna kadar da kim işlemiş o cinayeti bilemiyoruz çok da önemi kalmıyır zaten okuduklarınızdan sonra. Ne zamanlar hem de ne zamanlar.
Zavallı halkın ezilişine, hor görülüşüne, çocuklara ve kadınlara yapılan zulümlere de tanıklık ediyoruz. Hâce'nin ailesini ve çevresini de tanıma fırsatı buluyoruz. Eşi Kalduk Hatun, evlatlıkları Nergis ile Neccar Abdi can dostu Bolgan Öke, hiç sevmediği Kademsiz Bey, yıldızının barışamadığı Rebabi Zeman bey. Daha nice karakterler öyle güzel işlenmiş ki tek kelime ile ba-yıl-dım. Dönem kitabı olarak enfesti. Kitap esprili bir dille yazılmış ve öylesine güzel kaleme alınmış ki çok ders çıkarıyorsunuz. Okurken asla zorlanmayacağınızı düşünüyorum. Çünkü kitabın en arka sayfalarında sizi bekleyen mini bir sözlük mevcut. Çizimlerdeki Cem Kızıltuğ başarısı müthiş.
Sevgiler.
"Acep edebi lafta aramasak da gönülde mi arasak?"