Hedef bir kitap okumak değil,okuyan birine dönüşmek ve okuduklarından ders alıp onlardan bir hayat oluşturmak. Nacizane; Hüseyin ve Çılgın Harfler - Vay Canına! Kitaplarının yazarı :)
Yıl 1939. Avrupa savaşın eşiğindedir.Kendilerine göre her biri çeşitli suçlar işlemiş ve ya açığa çıkar korkusuyla söylemeye çekinen ya da suçsuz olduklarına şahsen kanaat getirmiş 10 kişilik bir grup, esrarengiz bir çiftten bir davet alır. Bu davette kendileri farklı nedenlerle Zenci Adası'na davet edilmektedir. Nihayet Zenci Adası'na varan bu 10 kişilik grup kısa bir süre sonra tuhaf bir gerçeğin farkına varır. Onları oraya davet eden çift ortalıkta yoktur. Bir süre sonra işler daha da tuhaf bir hâl alır. Adadan ayrılmak isteyen bu 10 kişilik grup en yakın köyle aralarında birkaç bin metrelik bir deniz yolu olduğunu fark eder ama ortalıkta bir kayık bile yoktur. Âdeta adada mahsur kalmışlardır. Oturup ne yapacaklarına karar vermeye çalışırlarken teker teker hem de hepsinin odasında bulunan on küçük zenci tekerlemesinin sıralamasına göre öldürülmeye başlarlar.
Ortada bir katil var mı diye düşünmeye başlarken herşey son ana kadar gizemini koruyor.Tahmin ettiğiniz kişinin katil olduğuna o kadar inanıyorsunuz ancak öyle bir şey oluyor ki ikilemde kalıyorsunuz ister istemez. Hele kitabın sonunda hayretler içerisinde kalıyor insan.
Agatha'nın okuduğum 2.kitabı ve bununla da şimdilik sonlandırmayı düşünüyorum. İleri de belki...
Agatha Christie, 66 polisiye romanı ve 153 kısa hikaye yazmış. Öyküleri ilk olarak 1920’lerde dergilerde yayımlanmış. Cinayet romanlarında çeşitli cinayet yöntemleri kullanarak birbirinden farklı yöntemle çözüme ulaştırmıştır. Agatha Christie okumak zeka oyunu oynamak gibi. Romanlarında katili/katilleri tahmin etmek oldukça güç. Tahminler çoğunlukla yanlış çıkar. Agatha’nın amacı da eser boyunca okuyucuda merak uyandırmak, gizemi korumak ve romanın sonunda okuyucuyu şaşırtmaktır. Şaşırmak istiyorsanız bir Agatha kitabı sıkıştırın derim kitaplığınıza.
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201843,7bin okunma
Yazar bu kitabı İstanbul Pera Palas otelde yazmış ama kitabın çok küçük bir kısmı İstanbul’da geçiyor. Hatta bu kitabı yazarken 11 gün ortadan kaybolduğuna dair dedikodularda bulunmakta.
İlk defa Agatha okuyorsanız bulunmaz kumaş diyebilirim bu kitap için.
Her şey Doğu ekspresinde,yani bir trende geçiyor. Doğu Ekspresi Treni, İstanbuldan yola başlayıp Avrupa ülkelerine devam eden bir yolculuk sunuyor yolculara.
Trende yer alan yolcular arasında,dedektif Poirot'ta bulunuyor. Dağların arasında yolculuk devam ederken beklenmedik bir şekilde tren arızalanıyor. Sabah herkes uyandığında yolculardan biri olan Edward Ratchett'in bıçaklanarak bir cinayete kurban gittiği ortaya çıkıyor. Sonrası eğer bu tür kitaplara alışıksanız,ortalarda katili bulmanızla son buluyor ama müthiş bir çalışma var arka planda kim kimin neresinde siz de şaşırıyorsunuz.
Sonu konusunda herkes gibi benim de düşüncem aynı aniden bir bitiriş olmuş. Yine de Agatha'nın ellerine sağlık :) Sevgiler.
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie