Dikkat aralığımız daralırken, karmaşıklığı ve nüansları kavrama beceremez gerilerken, ortak hakikatimiz cokup giderken, inançlarımız komple teorileri haline gelirken, sorunlarımızı çözmek için ortak gündemler belirleyemezken dünyanın karşı karşıya olduğu acil sorunları nasıl çözebiliriz ki? En çok ihtiyaç duyduğumuz noktada anlamlandırma becerimiz yok oluyor. Bugün burada olmamın nedeni daha da kötüye gidişin günbegün teşvik ediliyor olması“ Bana daha sonra soyledigine göre bu konuda bilhassa endişeli olmasının sebebi, insan türü olarak bugüne kadar karşılaştığımız en büyük zorlukla yüz yüze olmamız. İklim krizini tetikleyerek, yaşamak için bağımlı olduğumuz ekosistemi yok ediyor olmamız. Odaklanamaz haldeyken küresel ısınma sorununu çözmemiz mümkün olabilir mi? Tristan ve Aza gitgide artan bir aciliyetle şu soruyu sormaya başlamış: dikkatimizi çalan bu düzeneği pratikte nasıl değiştirebiliriz?