Tansu DELİCE

Tansu DELİCE
@Tansu4606
TANRI TÜRK’Ü KORUSUN!
“Çocukken insana sonsuz gibi görünen bir yolda, yılların yavaş yavaş ve hafifçe geçtiği, böylece hiç kimsenin akıp gittiklerinin ayırdına varmadığı bir yolda, hep ilk gençliğinin kaygısızlığıyla ilerlemişti. İnsan, bu yolda sakin sakin, çevresine merakla bakarak ilerlerdi; aceleye gerçekten hiç gerek yoktu; ne arkanızda sizi sıkıştıran ne de tabii, bekleyen birileri bulunurdu; arkadaşlarınız da kaygısız, oynamak için sık sık durarak ilerlerdi. Evlerinin kapısından büyükler size dostça selam verir ve suç ortaklığı dolu gülüşlerle ufku gösterirlerdi; böylece yürek yiğitçe ve tatlı arzularla çarpmaya başlar ve insan kendisini az ötede bekleyen harikulade şeylerin umudunu tadar; gerçi o şeyler henüz uzaktadır ama bir gün onlara ulaşılacağı kesin, tartışmasız bir biçimde kesindir.”
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“İnsan annesine karșı bile içten olamayacak, kendisine huzur yüzü göstermeyen korkularını ona bile itiraf edemeyecekti.”
Alıntı
“Eskiden Bastiani Kalesi'ne gitmek bir şerefti, şimdiyse neredeyse bir ceza olarak görülüyor. Sonuçta burası bir sınır garnizonu. Genel olarak bu tür yerler, en üst düzey elemanlardan oluşan garnizonlardır. Çünkü tehlikeye maruz bir görev her zaman bu niteliğini korur."
Alıntı
"Bastiani Kalesi ölü bir sınır ucudur, endişe uyandırmayan bir sınır. Öbür tarafta büyük bir çöl var: Tatar Çölü…”
Alıntı
“Odasını öylece saklayacaktı; demek ki annesi, bir daha hiç geri gelmemek üzere yitip gitmiş bir mutluluğu olduğu gibi koruyabileceğine, zamanın akışını durdurabileceğine, oğlu geri geldiğinde kapıları ve camları açmakla her şeyin eskisi gibi olabileceğine inanıyordu.”
Alıntı