Uyurken onun saf soluğunun belli belirsiz bir esinti gibi dinginlik veren mırıltısını duymayı, her an yakalamayı sürdürmek; karşımda canlı bir varlık bulunduğunun ve onun tamamen bana ait olduğunun göstergesiydi.
Dolayısıyla uykusu, aşk olasılığını bir ölçüde gerçek kılardı; tek başımayken onu düşünebilir ama eksikliğini çekerdim, sahip olamazdım ona. O yanımdayken onunlankonusur ama düşünemeyecek kadar kendimden uzağa düşmüş olurdum. Uyuduğunda ise artık konuşmam gerekmezdi, artık onun tarafından izlenmediğimi bilirdim, kendimin yüzeyinde yaşamam gerekmezdi.