Aşık perdesiz konuşur tüm mahlükata. Ettiği kelam, işlediği fiil, kurduğu düş, düşlediği dünya riyasız, ari ve saftır. Sahibine vasıtasız ulaşır. Bir aşık dünyanın öte ucuna sesini işittirir de aşka varmamış, yolda kalmış biri sesini kendisine bile duyuramaz. Ve aşk öyle bir ateştir ki ısınan sıcaklığını hisseder yanan, acısını...
Anlamını çıkarmak istediği bir yazıyı okuyan biri, işaretleri ve harfleri küçümsemez; yanılsama, rastlantı ve değersiz bir kabuk diye bakmayıp okur, inceler ve sever onları, her harf karşısında böyle davranır.