İki savaşın arasında sanat ve edebiyat alanında başlayan karşıt düşünce birikimi, 1960 sonlarında ABD ve Avrupa'da ortaya çıkmaya başlayan hippi akımına oradan da bunu izle- yen diğer marjinal akımlara eklenmiştir. Bu marjinallikler artık uygarlığın, modernizmin sona erdiğinin farkındadırlar. Tüm beylik değerler yıkılmış ve dolayısıyla "uygarlık nedir?" sorusunun cevabını vermek artık kolay bir iş olmaktan çıkmıştır. Temel gaye köhnemiş dünyayı ve onun geleneklerini, ahlâkını, politikasını ve kültürel değerlerini (sanat, felsefe, din vs.) çöpe atıp yeni bir dünya var etmektir. İşte bu süreçte modernizmin birtakım uzantıları görülse de bu marjinallikler, karşıtlıklarını ortaya koyabilmek için iletişim araçlarının gerekliliğinin bilinci içerisindedirler. Uygar dünyaya, modernizme (bunun içerisine modern yaşam, modern siyaset anlayışı vs. girmektedir) karşı takınılmış bu tavır kimi zaman ona karşı sırtını dönerek kendisini gösterse de çoğu zaman onu kıyasıya eleştirerek karşımıza çıkmaktadır. Bu protest duruş temelde düşünce adamları ve sanatçılar ile ilgili olsa bile ilerleyen aşamada yeni yetişen genç kuşak bu protest birikimin etkisi altında kalmıştır.