Tayfun Bal

Tayfun Bal
@TayfunBal
Kına, bodur bir bitkinin yapraklarından elde edilen turuncumsu-kırmızı toz halinde bir maddedir. Gelin adayının eline kınayla yapılan karmaşık şekillerin gelini en mutlu anlarında onun bu mutluluğunu bozmak için ortaya çıkan kötü ruhlardan ve kem gözlerden koruduğuna inanılırdı. Kınada gelini tüm dünyevi kötülüklerden arındıracak ve onu şeytandan koruyacak arındırıcı bir özellik olduğuna inanılırdı.
Sayfa 166 - İnkılap Kitapevi·Kitabı okudu
Bilim
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dördüncü parmağın yüzük parmağı olarak bilinmesi de bağımsız olarak hareket edememesinden kaynaklanmaktadır. Eskiden beri süregelen bir âdet olan kadının evlilik yüzüğünü sol elinin dördüncü parmağına takması, kendini tıpkı yüzük parmağı gibi bağımlı bir hale getirmesi anlamına gelmektedir. Bu amaç için sol elin kullanılması ise tıpkı evlenen kadının kocasına bağımlı olması gibi, bu elin de güçsüz ve bağımlı olmasından kaynaklanmaktadır. Bugün bu gerçekler tamamen unutulmuş olmasına rağmen sol elin yüzük parmağının evlilik seremonisinde önemli bir yeri vardır. Aslında yüzük parmağının cinsel ayrımcılık açısından temsil ettiği gerçek mana herkes tarafından bilinseydi, bu parmağın evlilik seremonisinde kullanılması modern bir geline çok ters gelirdi.
Sayfa 163 - İnkılap Kitapevi·Kitabı okudu
Bilim
Kocaman elleri olan erkekler nesneleri başparmakları kısa olan diğer türlerden çok daha isabetli bir şekilde tutup kavrayabilseler de incelik isteyen işler söz konusu olduğunda ufak kemikli ve kıvrak kadın eliyle rekabet edemez. Bunun sonucu olarak da geçmişte kadınlar her zaman dikiş dikmek, örgü örmek ve incelik isteyen dekoratif uğraşlar gibi konularda erkeklerden önde olmuşlardır.
Sayfa 153 - İnkılap Kitapevi·Kitabı okudu
Bilim
Dişlerin çürümesinin sebebi oldukça açıktır. Ağzın içinde karbonhidratlı gıdaları çok seven lactobacillus acidophilus adı verilen bir bakteri bulunmaktadır. Eğer dişlerin arasında veya diş etlerinde şekerli ve nişastalı gıda artıkları kalırsa, bunlar kısa sürede laktik aside dönüşür. Bakteriler bu asidi çok sever ve hızla üremeye başlar. Bu üreme o derece hızlı olur ki, ağzın içindeki tükürük, neredeyse tamamıyla asidik bir yapı kazanır. Bu asit, dişlerin yüzeyini kemirmeye başlayarak diş minesi üzerinde daha sonra büyük çürükler haline gelecek olan delikler oluşturmaya başlar.
Sayfa 119 - İnkılap Kitapevi·Kitabı okudu
Bilim
Dudak dudağa erotik öpüşmenin kaynağı çok ilginçtir. Aşıkların açık dudakları birbirlerine kavuşup dillerini birbirlerinin ağızlarının içinde dolaştırmaya başladıklarında (French kiss "Fransız öpücüğü' veya ruhların öpüşmesi), aslında kökü ta ilkel zamanlara kadar giden bir hareket yapmaktadırlar. Bebekler için uygun mamaların olmadığı eski çağlardaki kabilelerde yaşayan kadınlar, bebeklerini sütten kesip katı gıdaya geçecekleri zaman, bebekler için kolaylık sağlamak açısından katı gıdaları önce kendi ağızlarında çiğneyerek yumuşatıp yarı sıvı haline getirirler, daha sonra da ağızlarını açarak bebeklerinin açık olan ağzının üstüne koyar ve dilleri yardımıyla gıdayı bebeğin ağzına iterlerdi. Çocuklar buna alıştıklarından, bir kimseyle ağız ağıza geldiklerinde dilleri yardımıyla karşı tarafın ağzının içinde yumuşak gıda ararlardı. Bu şekilde dili karşı tarafın ağzının içinde dolaştırmak, sevişmekle ilintilendirilmiştir. İşte yetişkin insanların sevişirken derin öpüşmeleri, buradan kaynaklanmaktadır. Bugün bu hareketin nereden kaynaklandığını hatırlamıyoruz. Zira günümüzde bu tarz ilkel bir yöntemin canlı örneklerini bulmak çok zordur. Belki hâlâ kabile yaşantısı süren bazı toplumlarda rastlamak mümkündür, ancak bu yaygın olarak bilinen bir durum değildir ve bilinse de çoktan unutulup gitmiştir.
Sayfa 110 - İnkılap Kitapevi·Kitabı okudu
Bilim