Tayfun Bal

Tayfun Bal
@TayfunBal
The Who İngiliz marjinal altkültür dokuları içerisinde önemli bir yeri olan mod hareketinin bir prototipi olarak değerlendirilebilir. Modlar işçi sınıfı mensubudur. Amfetamin ile günün yorgunluğunu ortadan kaldırıp gece hayatı için kendilerini hazırlarlar. Scooter motorsikletler ile özdeşleşmişlerdir. Modernist olarak da bilinirler ve bakış açısı olarak pek de kapitalist anlayışla sorunları varmış gibi görünmemektedirler. Rocker'lar sistemin içerisine girmeyi reddeden proleteryanın çocukları iken modlar her ne kadar alt sınıf mensubu olsalar da her daim üzerlerinde taşıdıkları şık giysileri ile tüketime katkıda bulunmuşlardır.
Sayfa 251 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Siyah Amerikalıların blues müziğini dinleyerek büyümüş olan isyankâr bir genç nesil 1965'te kendilerine ait heyecan yüklü yeni bir müzik icat ettiler: Rock. Burada 1965 yılının sadece İngiltere'de değil daha genel düşünüldüğünde de rock müziğin başlangıç yılı olarak kabul edildiği görülmektedir. Bu sav çok iddialı gibi görünse de kısmen doğruluk payı içerir; çünkü "rock and roll" artık bu sürecin ardından sadece "rock" olarak da anılmaya başlayacaktır. Rock, blues ve rock and roll çizgisinin kökenine dayanarak ama bir o kadar bu müziğin klasik tarzından uzaklaşarak yeni bir müziğe dönüşmüştür. Bu aynı zamanda daha sert ve tehlikeli bir müziğin doğuşunu müjdelemektedir aslında. Ve Avrupa, müziğin bu mecraya mecra akmasında epey önemli bir paya sahiptir. Avrupa buradan yola çıkarak aslında yeni bir akım yaratmıştır. Rolling Stones, The Who, Yardbirds gibi gruplar rock and roll'da giyim kuşam tarzlarıyla, tavırlarıyla yeni bir çerçeve çizmişlerdir.
Sayfa 236 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
İngiltere'nin endüstri kentlerinin işçilerinin ve onların çocuklarının modern köleliğin yaşam koşullarında Amerikan toprak kölelerinin müziğini icra etmeleri ve bu konuda başarılı olmaları elbette şaşırtmamalıdır. Ayrıca eklemekte fayda var ki, ırk ayırımcılığı ile uğraşan Amerika'da bu akım beyazlar arasında ırkçıların, kölelik yanlılarının suçlayıcı bakışları altında yayılmıştır. Ancak İngiltere'nin kölelik ve ırk ayırımcılığı gibi bir sorunu olmadığı için gelişim daha rahat olmuştur. Ayrıca ABD ve İngiltere arasındaki dil birliği de yine İngiltere'de bu kültürün yayılma hızını pozitif yönde etkilemiştir.
Sayfa 235 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
Hippiler saf, doğal ve otantik olana ilgi göstermiş, ana cadde modasında bulunan sentetik maddeleri reddederek giyim kuşamda eski kürk paltoları, krepe elbiseleri ve büyük asker paltolarını tercih etmiştir. Ayrıca bu ikinci el düşkünlüğünü kapitalizmle bir hesaplaşma olarak değerlendirmek de daha yerinde olacaktır.
Sayfa 214 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Savaşa gönderilen, öldürülen, toplumsal baskılara maruz kalan gençler için barış sorunu ile beraber nazizmin ve faşizmin kırıntılarının hâkim olduğu dönemin dünyasında büyük problemlerden bir tanesi de elbette özgürlüktür. '70'lerin hippi gençliği varoluşçuluğu özümsemiş bir kuşaktır. İhtiyaç duyu- lan şey varoluşçuluğun diliyle ifade edilirse "fırlatıldıkları" şu dünyada "özgürlüğü" elde etmektir.
Sayfa 205 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap