Tayfun Dinçer

Tayfun Dinçer
Bu profil okuduğum kitaplardan kendi hayatıma etkisi olacağını düşündüğüm satırları biriktirmek ve sonrasında göz atmak için oluşturulmuştur. -Saygı talep edilmez, hak edilir.

Tayfun Dinçer

, bir kitap okudu
7/10
·128 syf.·
4 günde okudu
·
2019 19. kitabı
Aleksandr Puşkin
7.7/10 · 36,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2019 18. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2019 15:50
Basit ve sade bir anlatış tarzı ile Gogol vermek istediği mesajı bizlere ulaştırmaktadır. Bugun ister düşük mevki ve kademeden insanlarım ister yüksek mevkilerdeki saygımızı kazanamamış fakat bu saygıyı hakettiğini düşünen ve sözde saygı göstermemiz gereken insanların okuması ve ders çıkarması gereken bi kitaptır. Mevkisinden dolayı övünen ve insanları hakir görenlere söylenecek tek söz;"Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık."
PaltoNikolay Gogol · Kolektif Kitap · 201446,3bin okunma
Bir gün Allah peygamberleri çağırıp sormuş, saadet nedir? demiş. Her biri kendilerine göre cevap vermişler. Musa: Arzı Mev'uda gitmektir; İsa: Bir yanağına vurana ötekini uzatmaktır; Buda: Hayatta hiçbir arzusu olmamaktır, yollu şeyler söylemiş. Sıra bizim Muhammed'e gelince: "Saadet hayatı olduğu gibi kabul etmektir..." demiş. Ne doğru söz! Hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve ona ne bir şey ilave etmeli, ne de ondan bir şey eksiltmeli... Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; "Bu neden böyle? Böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı!" deriz. Bazı şeyler de mevcut değildir. İçimizden, bunların olmasını ister, hatta bu uğurda çalışırız. İkisi de saçma ve faydasızdır. İnsan dediğin mahluk hiçbir şeyi değiştiremez. Bunun için, gönlünün rahat olmasını istersen, gördüğün fenalıkların bile bir hikmeti olduğunu düşün ve yeryüzünde olmayan iyilikleri oraya getirmek sevdasına kapılma... Sonra en mühimi: Kendini halinden şikâyet etmeye alıştırma! Ömrünün sonuna kadar dövünsen bu hayatın cefası tükenmez; kendine etmiş olursun.
Sayfa 173·Kitabı okudu
İki eliyle arkasındaki ağacın kabuklarına sarıldı. Parmakları soğuk yarıkların arasına girdi. Elini hemen geri çekti ve göğsüne götürdü. Göğsünün içinde, bu asırlık ağacın kabuğu gibi, yarıklar bulunduğunu sandı ve gırtlağına kadar bir ateşin çıktığını hissetti. Aman Yarabbi, ne kadar yalnızdı... Yalnız, gökyüzündeki yıldızlardan çayın dibindeki çakıllara, doğu tarafından kopup gelen bulutlardan batı tarafındaki denize kadar uzanan ve yayılan bu kocaman gecenin içinde, Yapayalnız.