Pek sık kitap incelemesi yapmayan biri olarak kitabı bitirdiğim anda buraya koşup kendimce sade ve yeterli bir inceleme yazarak içimdekileri dökme ihtiyacı hissettim. George Orwell'in en kritik eserleri olan Hayvan Çiftliği ve 1984'ün ardından diğer eserlerini merak edip kendimi Aspidistra'nın içinde bulduğumda oldukça az bilinen bir kitap okuduğum için hayal kırıklığıyla karşılaşma ihtimalini göze alarak okumaya başlamıştım. Beklentilerimin tam tersini yaşatan, oldukça sürükleyici, yürek burkan çaresizliklerle, yoksullukla sizi empati yapmaya iten, her olayın sonucunu merakla takip edip elinizden bırakmak istemeyeceğiniz, gün içinde sürekli okuma isteği duyacağınız bir kitap bana kalırsa.
Gordon Romstock isimli karakterimizin kendi seçimiyle kucakladığı yoksulluğu konu alan, paranın insanların ruhunu, tercihlerini, hayatlarını satın aldığı bir dünyada yaşamayı kabullenmek yerine ona karşı çıkmayı prensip edinen oldukça güçlü bir karakteri anlatan kitabın ismi olan Aspidistra'nın ne anlama geldiğini merak edecek olursanız; zambakgillerden bir süs bitkisine verilen isim olmakla birlikte, kitapta yoğun olarak orta sınıfı temsil eden ve asla evlerinden asla ayırmadıkları bir sembol olarak da geçiyor. Gordon'un karakterini inceledikçe kimi zaman para konusunda oldukça inatçı görüşlere sahip oluşuyla konuştuğu insanları hatta okuru bile bezdirebilirken, kimi zaman da "para" kavramı yüzünden insanlara ne kadar farklı davranıldığına ve hor görüldüğüne değinen, yalnızca gerçekleri dile getiren idealist bir insanla karşılaşıyorsunuz.
Orwell'in kitaplarını beğendiyseniz ilk fırsatta satın almanızı veya etrafınızda varsa derhal okumaya başlamanızı tavsiye etmekle kalmayıp, sizi bu çok güçlü "para" kavramının neredeyse her şeyi önümüze serdiği dünyada bir baş kaldırışın sesi