İlkim Toka

OPHELİA Güzel öğütlerin kulağımda küpe kalacak, Ama kardeşim, sen de pek benzeme sakın Şu iki yüzlü papazlara Bizi dikenli, sarp cennet yollarında sürerler Kendileriyse, aldırmayıp verdikleri talkına Göbekli, gamsız, kaygısız çapkınlar gibi Zevkin gül bahçelerinde gezerler.
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Kulübemiz kurtulmuştu ama Yaşlı Sun'un şansı yaver gitmemişti. Feng şui uzmanı onun evinden hoşlanmıştı. Yoldaş Başkan evi boşaltmalarını talep etti ama Yaşlı Sun bir köşeye sinmiş bebek gibi ağlıyordu. Taşınmak istemiyordu. Başkan ona dedi ki: "Ne ağlıyorsun? Komün sana yeni bir ev inşa edecek." Yaşlı Sun elleriyle başını kavrayarak ağlamaya devam etti, fakat hiçbir şey söylemedi. Karanlık çökünce, başka seçeneği olmadığını gören başkan, Yaşlı Sun'u ve eşyalarını kapının önüne koymaları için birkaç delikanlı getirdi.
Sayfa 96·Kitabı okuyor
İnsan zaman denen parmaklıkların arkasına kapatılmış bir suçlu. Demansa yakalanmış insan duvarların gitgide daraldığı hapishaneye kapatılmış bir suçlu. Duvarlar gittikçe daha hızlı daralıyor. Nefesim kesiliyor.
Sayfa 90·Kitabı okudu
"Arkadaş onurum üzerine söylüyorum ki," Zerdüşt cevap verdi, "senin söylediklerinin hiçbiri yok. Şeytan da yok, cehennem de yok. Senin ruhun bedeninden daha çabuk ölecek. O sebeple daha fazla korkma." Sanki ben duyayım diye yazmış Nietzsche bu satırları.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Hayatın bizi nereye götürdüğünü bilmediğimiz anlarda aslında kaybolmuş değiliz.
Sayfa 63·Kitabı okudu