Şimdi ise tutsağım. Bir hücrede prangaya vurulmuş bedenim; ruhum bir tek düşünceye hapsedilmiş. Korkunç, acımasız, yürek yakan bir düşünce! Artık önümde tek bir düşünce, tek bir yargı, tek bir gerçek var: idama mahkûm olmak!
Ne yaparsam yapayım hep orada, kurşundan bir külçeyi andıran, zihnimdeki her şeyi kovalayan, başımı çevirdiğimde ya da gözlerimi kapadığımda beni buz kesmiş elleriyle sarsan bu katlanılmaz düşünce hep yanı başımda, hep karşımda.
Profesörler, vaizler, gazete editörleri ancak Oligarşi'ye hizmet ederlerse işlerinde kalabilirler. ... Unutmayalım, kamuoyunu şekillendiren ve halkın düşüncelerini belirleyen; basın, vaaz kürsüsü ve üniversitedir.
Servetten daha büyük bir güç daha vardır. Daha güçlüdür çünkü kimse onu sizden alamaz. Bizim gücümüz, proletaryanın gücü kaslarımızdadır, oyları veren ellerimizdedir, tetiği çeken parmaklarımızdadır. Kimse bunu bizden alamaz. Asıl kuvvet budur işte, hayatın kuvvetidir, servetten de güçlü olan ve zenginliğin elimizden alamayacağı kuvvettir.