Martin Eden, "Ne istediğine dikkat et, çünkü gerçek olabilir" sözünün en sert örneği. Martin'in o tutkulu yükselişindeki hırs gerçekten takdire şayan. Yine de sonu, insanın içini biraz burkuyor.
Şunu merak ediyorum: Martin, Ruth için değişmeye çalışmak yerine kendi sınıfından biriyle (Lizzie Connolly gibi) kalarak mutlu olabilir miydi? Yoksa Martin'in ruhu zaten her halükarda o huzursuzluğa mahkum muydu?..