Sanat ve bilim tarihine yeterince yer verilmediğine katılmakla birlikte:
anlatılan savaş tarihini sadece milliyetçilik temalı olarak dar bir kalıpla açıklamak ve insanları ferdi ya da toplu bir şekilde şiddet-savaş temalı cesaretlendirdiğini söylemek,eğitim sistemlerinin hastalığına konulacak teşhiste kolaycılığa kaçmak olur diye düşünüyorum..
Söz konusu alan insanlık tarihinin var olan bir gerçeği olmakla birlikte:yerinde çıkarımlarla sadece toplumların ya da devletlerin değil dünyanın ve içindeki her canlının tümünü ilgilendiren doğru yolu bizlere gösterebilir..
Nasıl ki sanatın her alanında :
iyi-kötü,doğru-yanlış,vs... tüm ikilemler özgürce ve kaygı taşımaksızın işlenebilmeli,savaş tarihi de yadsınamaz bir gerçeklikle öcü muamelesi görmemelidir..
Ortada bir hammadde mevcut,
nasıl ve ne için şekillendirileceği:
veren-alan ortaklığının niyetiyle ilgilidir..