Beyza GÜVEN

Beyza GÜVEN
@Terraloch
I Am Also A We. Student Reader Artlover
Üniversite - İngiliz Dili ve Edebiyatı
9 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Violet Bent Backwards Over the Grass - İnceleme
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2021 14:43
"I once had dreams of becoming a beautiful poet." Lana bunu çıkış albümü olan Born to Die’ın EP’si olarak yayınlanan Paradise Edition’ındaki Ride şarkısının monoloğunda söylüyor ve bence kariyeri boyunca en çok gerçekleştirmek istediği şey buydu. Şarkılarında fazlasıyla onu edebiyat, sanat, müzik alanında etkileyen simaları zaman zaman direkt adlarıyla ya da eserlerinden bir mesajla gördük. Amerikalı şairler Walt Whitman ve Slyvia Path'in etkisini Lana'nın şiirlerinde de görmek mümkün, ki kendisi de onlardan etkilendiğini ister eserlerindeki mesajlar yoluyla ister sözlü bir şekilde dile getirerek bu zamana kadar birçok kez gösterdi. Lana ilham veren bir sanatçı. Sanata olan bakış açısıyla yaratıcı bir şekilde ondan etkilenmemek mümkün değil zaten. İlk şiir deneyimi olan bu kitap Violet Bent Backwards Over the Grass, Lana'nın kariyeri boyunca çok iyi bir şekilde başardığı "storyteller" yani hikaye anlatıcılığı özelliğiyle ön plana çıkıyor. Bazı şiirlerinde tek başına güçlü biri olarak dururken bazılarında ise karşı cinsteki kişinin varlığına bir şekilde ihtiyaç duyduğunu okuyoruz. İnsanoğlu böyle değil midir zaten? Hepimiz bir noktada yanımızda birini istiyoruz. Lana bazı şiirlerinde bunu öyle yansıtmış ki sanki yanında biri olsa bile o hâlâ yalnız, yine de güçlü duruyor bir şekilde, "My thoughts have changed/ My voice is higher/ Now I'm over u". Kitabın tasarımı inanılmaz hoş. "Never to Heaven" ve "Quiet Waiter- Blue forever" şiirlerinde yan sayfalarına taslak halini koyması çok samimi ve güzel bir detaydı. Bu iki şiir başta olmak üzere diğer şiirlerde de yapılması gereken düzenlemelerin, taslağın üstüne el yazısıyla acelece, nasıl not alınmışsa öyle bırakılmış olması bence inanılmaz yaratıcı ve insanın içini sıcacık eden bir detay. Kitabın içinde yer alan
Violet Bent Backwards Over the GrassLana Del Rey · Simon & Schuster Publisher · 202087 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·152 syf.··
2019 18. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2019 23:32
Bu roman kesinlikle birilerine kırgın. En son bölümden bir önceki bölüm olan Paf’a gelene kadar Nihan Kaya’nın beni şaşırttığını ve hayal kırıklığına uğradığımı düşünmeye başlamıştım. Lakin hikaye ilerledikçe Nihan Kaya’nın bu kitapta ne yapmaya çalıştığını, aslında çok zekice bir yoldan gittiğini ve benim tabiri caizse aptal gibi okuduğum için vermek istediği mesajı yakalayamadığımı fark ettim. Hele ki Paf’ın sonlarına doğru Disparöni kitabının önsezindeki Dilek kısmını görmek… Yüzümde belirmeye başlayan tebessüm… Bu tanıdıklık hissi beni daha çok Nihan Kaya’ya bağladı.
KırgınlıkNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20171,305 okunma
8/10
·264 syf.··
2019 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2019 16:49
Feraye… Herhalde son zamanlarda hiçbir roman karakterinin adını bu kadar güzel, melankolik ve vintage bulmamıştım. Romanda Feraye sustukça ben bunaldım. Ama ne zaman ki ağzını açıp bir iki kelimeye etmeye hatta uzun uzun cümleler kurmaya başladı, işte o zaman aldım kalemi elime deli gibi çizdim. Keşke hep konuşsa… O kadar mı doğru ve haklı konuşur bir insan. Düşüncelerini kendime çok yakın bulduğumdan sanırım. Lakin sessizliğine kızdığım zamanlar çok oldu. Romanda beni en çok rahatsız eden şeylerden biriydi bu. Özellikle maaş hakkında konuşamadığı, sesini hiç çıkaramadığı bölümlerde okuyucu olarak ben sinir krizi geçirdim. Açıkçası romanın başındaki Feryal ve Feraye kardeşlerin ilişkisini ilerleyen sayfalarda da görmek çok isterdim. Keşke ilk sayfalarda anlatıp bırakmasaymış yazar. Biraz tadı damağımda kalmış gibi hissettim. Roman çok ince düşünülerek yazılmış kesinlikle. Özellikle kitabın adının romanın içindeki edindiği yer, mesajlar çok zekice tasarlanmış. Son sayfalardaki yazarla röportaj kısmını büyük bir keyifle ve hayranlıkla okudum. Kitap, son sayfasını okuyup kapağını kapatınca buruk bir his bırakıyor içinde. Ve bence bu hissi sevmeyen okuyucu yoktur. Ben bir kitap yazsam kesinlikle bu tarzda bir roman olurdu.
Disparöni ya da Yaşama KorkusuNihan Kaya · İthaki Yayınları · 2018535 okunma