... tıpkı düşüncelerinin ufku pek de geniş olmayan herkes gibi, olayların görünen yüzünün sınırlarında kalır, arka plandaki sebepleri araştırmaz, kendi kusurlarını başkalarına yüklemeyi severdi.
Hemen her şeyden vazgeçebilecek kadar çok şey tanıdım. Geriye olağanüstü, günlük, inatçı bir çaba kalıyor. Gizemin çabası, umuttan da burukluktan da muaf.
Dünyaya ait hiçbir şey sırf kendisi için hissedilmez, zira dünyanın her anına bir dizi ölüm ve ümitsizlik imgesi yapışmıştır.
Can çekişilmeyen hiçbir sabah, hapislere düşülmeyen hiçbir akşam ve korkunç katliamların yaşanmadığı hiçbir öğle vakti yoktur artık.