Merhaba,
Kitabın konusuna geçmeden önce çeviri hakkında bir iki kelam etmem lazım. Zira ilk kitap ile aralarında bu aleyhine maalesef olumsuz bir fark var. Bu kitabın çevirisinde en temel sıkıntı, bir bölüm içerisinde konudan konuya geçişlerde paragraflar arasında boşluk bulunmayışıdır. Bir olay örgüsü okurken aslında bir anda başla bir konuya/olaya geçtiğinizi anlıyorsunuz ama hangi noktada olduğunu anlamak için tekrar geri dönmek zorunda kalabilirsiniz.
İkinci husus düşük cümle yapıları ve noktalama işaretleri ile zamirlerin vurgulanmaşıyıdır. Bu ikisi bir araya geldiği zaman ciddi bir anlam kargaşası oluşturuyorlar ve bu durumlar tüm roman boyunca sürdüğü için akıcı bir okumaya engel teşkil ediyorlar.
Kitabı konusu yönünden incelediğimiz zaman, bu kitap iki paralel anlatı üzerine kuruludur. Birincisi Hyperion gezegenindeki hacıların Zaman Mezarları'nda yaşadıkları, ikincisi ise Hegemony'nin başkentinde CEO Meina Gladstone'un siyasi ve askeri krizle boğuşmasıdır. Bu iki çizgi kitap boyunca iç içe ilerler ve sonunda birleşir.
Herşeye rağmen bu kitabın bilimkurguya kazandırılması çok güzel oldu, keşke çevirisinde aynı tadı verseydi.