Adı:
Melezler
Baskı tarihi:
Haziran 2018
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758174
Orijinal adı:
Mongrels
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Bram Stoker En İyi Korku Romanı Ödülü Adayı
Shirley Jackson En İyi Korku Romanı Ödülü Adayı

“Stephen Graham Jones’un edebiyatçılığı en az bu kitap içerisindeki canavarlar kadar güçlü.” –Josh Malerman

“Melezler ağzımı açık bıraktı. Hatta nefesimi kesti. Son derece zeki, özgün, heyecan verici, korkutucu ve bir o kadar da insani.” –Paul Tremblay

“Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın, müziklerini Warren Zevon’un yaptığı eski bir korku filmiyle birleşimi gibi.” –Kirkus

Korku edebiyatının postmodern yazarı Stephen Graham Jones’tan hayatta kalmak, ait olmak, kimliğini bulmak üzerine yazılmış ve kurtadam literatürüne derin bir çentik atan eşsiz bir büyüme öyküsü.

Tıpkı ailesi gibi o da bir dışarlıklıydı. Zorluklara rağmen katlanılabilir hayatını teyzesi Libby ve dayısı Darren’la birlikte onları anlamayan ve istemeyen bir toplumdan uzakta geçirmek zorundaydı. Melezlerdi onlar, bulanık kanlılar, hiçbir yere ait olamayanlar. Vakti geldiğinde teyzesi ve dayısıyla yollarda geçen bir yaşamı mı yoksa onlardan uzakta, yolun kenarında kalan diğer insanlarla geçen bir yaşamı mı tercih edeceğine kendi karar verecekti. Zira onun da bir kurtadam olup olmadığı yakın zamanda belli olacaktı.

Melezler şimdiki zamanla geçmiş arasında mekik dokuyan ve bu sayede kendini ve dünyadaki yerini anlamaya çalışan bir çocuğun unutulmaz panoramasını gözler önüne seriyor.

Dönüşüm yaklaştı… Ama korkma, içindeki canavar dışarıdan daha ürkütücü değil.
270 syf.
·7 günde·2/10
''Benim dedem bir kurtadamdı.'' Böyle başlıyor romanımız. Benim dedem de bir kurtadamdı. Genellikle sakallı olurdu. Dolunay zamanı da tarladan geç gelmesi de buna işaretti. Çocukken traktörün üstünde gördüğümüz dedemiz römorkun arkasında bulunan sığırcık, karatavuk ve tavşan cesetleriyle dönerdi köyümüze. Evet, evet benim dedem de bir kurtadamdı.

Kurtadam efsanesi tarihte eski zamanlara kadar gidiyor. Çoğu yerde kurtadam vakası gerçekleşmiş. Bazı araştırmalar sonucu edindiğim bilgilere göre Heredot, M.Ö 5. yy'da Karadeniz kıyılarında kurtadamlar efsanesinden söz etmiştir. Tabii bu olay bir tek bunla kalmamıştır. Fransa'da 500 yıl önce görülen 30.000 kurtadam durumu da bu efsanenin ölmediğini gösteriyor. Ayrıca bizim tarihimizde de yer edinmiştir. Oğuz Kağan Destanın'da da bile geçiyormuş. Mesela bir mısrasını yazalım:
Başları köpekmiş, vücutları insanmış,
Renkleriyse karaymış, sanki şeytanmış.

Kitaba gelirsek bir kurtadam ailesinin yaşamı anlatılıyor. Dayı, teyze, dede ve torun üzerine bir yaşam. Çocuk yeğen, dayısı Darren ve teyzesi Libby'nin nasıl birer kurtadama dönüştüklerini, geceleri dolunayda avladıkları hayvanları nasıl midelerine indirdiklerini şahit olur. Bu şahitlik ise kendisinin de ne zaman kurtadama dönüşeceği merakını uyandırır. Ama kendisi melezdir. Korktuğu da budur zaten. Acaba ben de bir kurtadam olabilir miyim?

Nitekim kurtadam olmak kolay değildir. Mesela gümüş kurşuna yakalanmamak lazım veya gümüş türü bir silaha. Ölürsünüz yani. Ama kurtadam olmak güzeldir de hele kurtkadını. Önünüze bir tacizci filan çıktığında hemencecik dişleriniz çıkar, elbiseleriniz parçalanır sonra bir pençe, karşıdaki adam nerden geldiğini bilemez. Ama kitapta da belirtildiği üzere kurtadamlar giydiklerine dikkat etmeleri gerekir, örneğin tayt türü şeyler giyilmemelidir. Çünkü esner ve kurtadamın dönüşüm yapması zor olur. Bu yüzden de zordur kurt-insan ilişkisi...

Açıkçası çok kötü bir romandı. Hem çevirinin kötülüğü hem de yazarın haybiye bir şeyler yazması felaketin en üst seviyesine çıkmasına neden oldu. Bir kere olay örgüsü berbat. Aile sürekli kurtadam olup, sonra tekrardan insana dönüyor. Birkaç maceralar da yaşıyor. Ordan oraya seyahatler de var fakat dediğim gibi felaket kopukluklar var. Gerçekten bu kadarını beklemiyordum. Karanlık kitap serisinden olan bu eser olmamış yani. Sevmedim. Kimsenin de seveceğini zannetmiyorum.
272 syf.
·4 günde·7/10
Stephen Graham Jones'un bir yere ait olmak, kendi kimliğini bulmak gibi olguları kurtadamlar üzerinden işlediği çok güzel bir kitap. Kitapta bir kurtadam ailesinin yaşadıkları ailenin en küçüğünün gözünden anlatılıyor. Kitabın dili oldukça akıcı. Yazar zaman zaman flashbacklerle anlatima ayri bir lezzet katiyor. Kurtadamlari merak edenlere tavsiye ederim. :)
272 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Bir kurtadam ailesinin hikayelerini anlatan keyifli bir kitap Melezler. Aslında kurtadam türü farklı bir şekilde anlatılmamış kitapta, fakat ailenin yaşadığı şeylerin anlatımı o kadar sıcak ve içten ki, bağ kurmamak mümkün değil gibi. Sempati duyuyorsunuz okurken.
272 syf.
·Puan vermedi
Melezler kapaktan da anlaşılacağı üzere kurtadamlarla ilgili bir eser fakat bundan ziyade başkarakterin çocukluğundan yetişkinliğine kadar uzanan öyküsü üzerinde duruluyor. Özellikle dayısı ile teyzesi arasındaki ilişkiler, durmadan değiştirilen evler, sonu gelmeyen yolculuklar çevresinde dönüyor kitap. Eserin tamamı öyle kasvetli bir havada geçiyor ki kitabın bitmesi için bazen sayfa saydığınız da oluyor.

Bununla beraber yazar ilk gençliğin çırpınışlarını, dışlanmışlığı ve arka planda sürüp giden o gerginliği çok iyi veriyor. Bir de başkarakterimizin olup olmayacağını kestiremediği bir dönüşümü ve buna bağlı olarak adapte olamadığı bir hayatı var.

Uygar Özdemir

İncelemenin tamamı: https://kayiprihtim.com/...ume-oykusu-melezler/
En azından gecenin gerçekten nasıl koktuğunu biliyorlar. Ne kadar güzel olduğunu. Ne kadar derin.
Kurtadamlar hakkında gerçek bir cevap varsa işte burada bir resmi bulunabilir; birbirini bulmaya çalışmalarının resmi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Melezler
Baskı tarihi:
Haziran 2018
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758174
Orijinal adı:
Mongrels
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Bram Stoker En İyi Korku Romanı Ödülü Adayı
Shirley Jackson En İyi Korku Romanı Ödülü Adayı

“Stephen Graham Jones’un edebiyatçılığı en az bu kitap içerisindeki canavarlar kadar güçlü.” –Josh Malerman

“Melezler ağzımı açık bıraktı. Hatta nefesimi kesti. Son derece zeki, özgün, heyecan verici, korkutucu ve bir o kadar da insani.” –Paul Tremblay

“Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın, müziklerini Warren Zevon’un yaptığı eski bir korku filmiyle birleşimi gibi.” –Kirkus

Korku edebiyatının postmodern yazarı Stephen Graham Jones’tan hayatta kalmak, ait olmak, kimliğini bulmak üzerine yazılmış ve kurtadam literatürüne derin bir çentik atan eşsiz bir büyüme öyküsü.

Tıpkı ailesi gibi o da bir dışarlıklıydı. Zorluklara rağmen katlanılabilir hayatını teyzesi Libby ve dayısı Darren’la birlikte onları anlamayan ve istemeyen bir toplumdan uzakta geçirmek zorundaydı. Melezlerdi onlar, bulanık kanlılar, hiçbir yere ait olamayanlar. Vakti geldiğinde teyzesi ve dayısıyla yollarda geçen bir yaşamı mı yoksa onlardan uzakta, yolun kenarında kalan diğer insanlarla geçen bir yaşamı mı tercih edeceğine kendi karar verecekti. Zira onun da bir kurtadam olup olmadığı yakın zamanda belli olacaktı.

Melezler şimdiki zamanla geçmiş arasında mekik dokuyan ve bu sayede kendini ve dünyadaki yerini anlamaya çalışan bir çocuğun unutulmaz panoramasını gözler önüne seriyor.

Dönüşüm yaklaştı… Ama korkma, içindeki canavar dışarıdan daha ürkütücü değil.

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • melih erpulat
  • Merve’nin kitaplığı
  • Süheyla Kanyılmaz
  • Ümit Kapancı
  • Avernus
  • Hüseyin Düver
  • Kayıp Rıhtım
  • Cansu Çiftci
  • Dilara
  • Arda

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (6)
9
%0
8
%13.3 (2)
7
%13.3 (2)
6
%20 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%13.3 (2)
1
%0