İçime işleyen acıyı size değil
bir suya bırakmayı öğrendim
dal olmaktan vazgeçeli çok oldu
bu yüzden ne bir ağacım var
bana beden
ne de çiçek açacak benden.
Kırık Hayatlar dışarıdan bakıldığında mutlu ve sağlam görünen bir ailenin zamanla yaşadığı kırılmaları anlatıyor. Evlilik, sadakat, tutkular ve insanın kendi zaafları üzerine kurulu bir hikâye. Özellikle karakterlerin yaptığı seçimlerin hem kendilerini hem de çevrelerindeki insanları nasıl etkilediğini okumak oldukça ilgi çekiciydi.
Şunu fark ettim ki Halit Ziya Uşaklıgil eserlerinde sık sık yoldan çıkmış kadınları ya da erkekleri anlatıyor. Okuduğum üçüncü kitabı ve bunda da benzer bir tema vardı. İnsan ister istemez "Bu adam hiç konu sıkıntısı çekmemiş galiba" diye düşünüyor. Demek ki yaşadığı dönemde ve çevresinde gözlemlediği insan hikâyeleri ona ciltler dolusu malzeme vermiş.
Kırık Hayatlar orta tempolu bir roman olsa da günümüz romanlarına alışkın okurlar için yer yer ağır gelebilir. Bunun en büyük nedeni, Halit Ziya'nın olaylardan çok karakterlerin iç dünyalarına ve psikolojik çözümlemelerine odaklanması. Ancak buna rağmen roman merak duygusunu canlı tutmayı başarıyor. Hatta kendi adıma konuşursam, daha önce okuduğum Mai ve Siyah çok daha ağır ilerliyordu. Bu yüzden Kırık Hayatlar, şimdiye kadar okuduğum yazarın romanları arasında en keyif aldıklarımdan biri oldu.
Kırık HayatlarHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 20202,545 okunma