Bazen duygular bize değilde biz duygulara aitmişiz gibi geliyor.
Belki de ancak duygularımıza dikkat ederek, Constable’ın bulutlara yapmaya çalıştığı gibi, onları yakalamaya çalışarak kendimizi gerçekten anlayabiliriz.
Önümden temiz pak giyinmiş bir kızla,
kıl pranga kızıl çengi bir delikanlı geçiyor.
Ellinde küçük bir kesekâğıdı var.
Şamfıstığı yiyorlar. Ekmek yiyin be, ekmek!
Şamfıstığının sırası mı şimdi?