Dila

Puan vermedi·285 syf.·
2018 6. kitabı
D.H Lawrence'in Günahkâr Ruhlar'ı, 1912'de, Helen Corke'un 1909'da yazdığı "Tatlı Su Günlükleri'' (Freshwater Diary) 'inden ilham alarak yazdığı bir kitaptır. Günahkâr Ruhlar, orta yaşlı bir müzisyen (keman öğretmeni) olan Sigmund'un trajik hikayesini konu alır. Sigmund uzaktaki bir adada genç sevgilisi, keman öğretmenliğini yaptığı Helena ile kısa bir tatile çıkar. Bu tatil, Sigmund'un hayatını koca bir çıkmaza dönüşür. Çünkü, evine geri döndüğünde karısı Beatrice ve çocukları onu büyük bir nefret ve kırgınlıkla karşılayacaktır. Yanında tek mutlu olduğu kişi sevgilisi Helena olmasına karşın onunla olmak, Sigmund'u büyük bir vicdan azabına sürükler. Aynı zamanda evde olmak, ailesi tarafından sevilmemek ve saygı görmemek de onun için olası bir hayat değildir. Helena'ya aşık ama onunla bir hayat da mümkün değildir. Çaresizce odasına kapanır, evde aileden kimseyle iletişime geçmez, mektuplarına cevap vermez. Sonunda geleceğini, ne yapacağını, nerede olacağını düşünmek ona azap vermeye başlar. Ve, Kitap bu şekilde.. Devam eden bazı olaylar daha var. Kitap hakkındaki yorumuma geçeyim. Öncelikle kitabın bitmesine bir 80 sayfa kala eserin melankolisinin içine dalabildim. Çünkü saygıdeğer Lawrence'in o zamana kadar yaptığı tasvirler ve Helena şunu dedi, Sigmund şunu yaptı şeklinde ifadeler birbirine oldukça fazla benziyordu. Sürekli kendini tekrarlayan olaylar sıkıcıydı. Kitaba iki ay önce başlamış olmam ve yeni bitirmem de neden böyle düşündüğümü açıklıyor. Kitap oldukça romantik. Bazı cümlelerin fazlasıyla etki alanına girdim. Alıntılarımdan anlaşıldığı üzere. Sonunda üzülüyorsunuz. Ama bu demek değil ki ben bu kitabı okumamalıyım. Benden bu kadar. Keyifli okumalar.
Günahkar RuhlarD. H. Lawrence · Kastaş Yayınları · 2003115 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·270 syf.·
2017 44. kitabı
Kitaba başladığımda hiç bu kadar sevebileceğimi düşünmemiştim. Neyse bitirdim kitabı dedim ki müthiş. Sonra yazarı bi gugılladım. Yukio Mishimo. Enteresan bir adam. Birçok sanat alanında eserleri var; tiyatro oyunları,filmler,romanlar.. Aynı zamanda son samuray. Ailesi köklü asilzadelerden. Kalkan adında bir örgüt bile kurmuş. Geleneksel samuray öğretileri ve dövüş sanatlarında da usta. Mükemmellik abidesi. Intiharını sebukku ritueliyle (harakiri) gerçekleştirmiş. Ve annesi ölümünden haberdar olduğunda "onun için üzülmeyin, o hayatı boyunca yapmayı arzuladığı tek şeyi yaptı" demiş. Hayatımız boyunca bazılarımızın hissettiği yerini dolduramadığımız bütün duygular ve olgular, Mishimo'nun hayatını okuduğunuzda aşılamayan bir hiçliğe bürünüyor. Altın Köşk Tapınağı ise yazarın yaşamı ve intiharıyla iliskilendirilebilir. Kitabın kahramanı Mizoguçi ile Mishimo'nun kendini aradığı çağlarındaki yalnızlığını tamamen örtüştürüyorum. Bu kitabı Mishimo'nun güzellik kavramının intiharına kadarki gelişimsel devinimlerinin bir durağı olarak görüyorum. Kitapta Zen felsefesinin bazı bilmecelerine yer ayrılmış, en ilgimi çeken yerlerdi. Mizoguçi ve arkadaşı Kaşivagi ile Nansen bilmecesi üzerine söyleşileri müthişti. Kitap derin felsefi öğretiler içeriyor. Yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Mishimo belki edebi anlamda sizin de beğenebileceğiniz bir kitap yazmamış olabilir. Ama yaşamıyla, intiharıyla her ayrıntısıyla bir eylem adami. Nadir bulunanlardan. Bahsi geçen güzellikten mahrum kalmamanız için : blogs.cornell.edu/exlibris/2014/0...
Altın Köşk TapınağıYukio Mişima · Can Yayınları · 2017402 okunma
10/10
·49 syf.·
2017 42. kitabı
Bu güzel kalpli zarif insanı daha önce okumamış olmanın pişmanlığını yaşadım. Bir de sık şiir okumamanın. Müthişti. Kitabı babasına ithaf etmiş o naif cümlesiyle bir de : "Dilimde yarım bir hece gibi kalan babamın güzel hatırası için..." Şaire aşık oldum efenim. Çiçeklerine dediğin gibi , en çok seni sevdim güzel kalpli, zarif insan. Iyi ki tanıdım seni. Diğer şiirlerde görüşmek dileğiyle..
Edebiyat
BaBirhan Keskin · Metis Yayınları · 20184,888 okunma
10/10
·95 syf.·
2017 28. kitabı
Yalnızca resmin sonuna yaklaşınca mı görürüz kamufle edilmesi mümkün olmayan, kabaca isteksizce ve tutkusuz, fütursuzca vurduğumuz fırça darbelerinin izlerini. (Az kullanılan kelimeler sözlüğü 1. Fütursuzca ) Ressam Zâhit' in iç çekisleri, pişmanlıkları, hayatı, film şeridi gibi başından sona akarken romanın ; o ölüm, son ve varoluşunun derinliklerinde kendini ararken ya da çoğu zaman pişmanlıkları için sitem ederken kendine, bana, insan doğasının yatkın olduğu sapkın eğilimlerde alışkanlıkların, hayallerin önüne geçip oturan ve her bir değişim için ufacık bir kanat çırpışında bile karşısında intikam ile yanıp tutuşan vahşi bir kedi misali insanı nasıl trajik bir sona uğurladığını gösterdi. Büyük bir kin yumağı bu büyüttüğümüz. Romanı, keyifle ve bitmesini istemeden okumama rağmen, son kısmı beni fazla tatmin etmedi. Zaten kaçınılmaz bir sondu ölüm, her an vardı. Ama bu adamın son ana kadar bitmek tükenmek bilmeyen bir iştahı vardı ve onca şeye rağmen umudunu yitirmemesi. Belki bu kitabı 50 yaşımda okusam ben de aynı şeyleri hissedecegim fakat şimdi duyguları abartılı görünüyor bana. Zihninde ve reelde yaşadığı şeyler birbirine karışmış, acınası hayata tutunma çabasından gözleri kör olmuş gibi, asla teslim olmadı. (Tutunma çabası mı hayata acınası ) Elden ayaktan düşse bile öyle ruhani buhranlar geçiriyor ki, tek bir damla yaşam suyu için kafasında korkunç ritueller gerçekleştiriyor. (Az kullanılan kelimeler sözlüğü (akks) 2. Ruhani 3. Buhran) (Yaşam mı suyu ) Zihninde bu gayesi için cinayet işlemeyi düşlüyor -romanın başlarında karınca bile incitemem diyen bir adam- .Brüksel' de geçen öğrencilik yıllarında Van Gogh' a özenip yüzünde derin yara izleri açması , sona doğru giderken ortaya çıkan o sadist ruhunun bir göstergesiydi. Aslında paranoya daha doğru bir
Kedi ve ÖlümErhan Bener · Ayrıntı Yayınları · 2012270 okunma