İnsanlar birbirlerini tanınmanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rasgele dolaşmayı ve ancak çırpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.
Bütün teessürlerimiz, inkisarlarımız, hiddetlerimiz, karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık, beklenmedik taraflarındandır. Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?
Kimseyi bekleme, sen uç. Aynı cinsten olmayan kuşlar nasılsa birlikte uçmayacak. Sen kime layıksan o gelecek, yanında seninle seyir alacak. İsterlerse aynı mahalleden olmasınlar, hatta aynı şehirden. Ruhları aynı kaynaktan gelenler bu zamanda birbirlerini mutlaka bulacaklar, yeter ki sen yola çık, o yolda ilerlemek, yani yolculuğun kendisi getirecek sana senin olanı, sen yeter ki uç.