Robert Langdon

Robert Langdon
@TheThoth
Tarih
Lisans
İstanbul
İstanbul, 3 Kasım
620 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Hilal-i Ahmer, 1923 yılında "Türkiye Hilal-i Ahmer Cemiyeti" olarak ismi değiştirilerek Dahiliye Vekâleti'ne bağlanmıştır. 1925 yılında merkezi İstanbul'dan Ankara'ya taşınan cemiyetin yeniden kaleme alınan nizamnamesinin hükümet tarafından tasdik edilmesinin ardından Cumhuriyet hükümetinin desteğiyle Osmanlı Devleti'nde olduğu gibi faaliyetlerine Ankara'da devam etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin Osmanlı Devleti'nden devraldığı önemli yardım kurumlarından biri olan Türkiye Hiläl-i Ahmer Cemiyeti, 1935 yılında Atatürk'ün önerisi ile Kızılay ismini almıştır.
Sayfa 82
Tarih
Reklam
Osmanlı Devleti'nde ilk sivil derneklerden biri olan Hiläl-i Ahmer Cemiyeti'nin kurulmasında, uluslararası yardım kuruluşu olan Kızılhaç'ın etkisi büyüktür. Kızılhaç'ın tarihi ise, Fransa ile Avusturya arasında meydana gelen Solférino savaşında İsviçreli Henry Dunant adlı asilzadenin savaş meydanında 40.000 yaralının çektiği acılara hatıratında yer vermesiyle başlar. Solférino Hatırası olarak bilinen bu hatıratında yer alan konu, Kızılhaç'ın kurulmasında ilham kaynağı olmuş, 1863 yılında 16 devletin katılımıyla General Dufour'un başkanlığında Cenevre'de bir konferansın toplanmasına neden olmuştur. Konferansa katılan devletler, 22 Ağustos 1864 tarihinde Cenevre Sözleşmesini imzalayarak uluslararası en önemli yardım cemiyetlerinden biri olan Kızılhaç'ın temellerini atmışlardir.
Sayfa 79
Tarih
Aynı şekilde 1928 yılında İzmir ve Kalecik'te meydana gelen deprem felaketleri karşısında Bakanlık öncülüğünde hemen yardım faaliyetlerine girişilmiştir. Atatürk buradaki afetlerle de yakından ilgilenmiş, yetkililerden bilgi alarak felakete uğrayanlara devlet yardımlarının bir an önce ulaşmasını istemiştir. Bu felaketler karşısında devlet yardımı yanı sıra geleneksel yardım anlayışının bir parçası olarak gönüllü yardımlar özendirilmiş, felaketzedelerin getirdiği bu kötü durum karşısında vatandaşlara yardım yapmaları konusunda önerilerde bulunulmuş, bir birine kenetlenmeleri sağlanmıştır.
Sayfa 60
Tarih
Depremler, bugün bile Türkiye'nin üstesinden gelemediği, can ve mal kaybına neden olan doğal bir afettir. Cumhuriyet'in ilanından sonra Türkiye'de meydana gelen ilk doğal afet, 1924 yılında Erzurum'da meydana gelen deprem felaketidir. Bu felaketten sonra, felaketzedeleri ziyaret eden Atatürk, yetkililerden bilgi alarak yaraların bir an önce sarılmasını, bölgedeki felaketzedelerin tespit edilerek ihtiyaçlarının bir an önce karşılanması emrini vermiştir",
Sayfa 59
Tarih
...Atatürk, Aydın gezisi sırasında Türk Ocağına uğramış, burada gençlerle sohbete başlamıştır. Atatürk gençlere: "....Sağlık, sosyal, kültürel ve tarm alanlarında köylüyü aydınlatacak ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Bir programiniz var mı? Diye sorunca, bir genç atıldı: -Paşam, harcırahımız ve vasıtamız olmadığı için köylere gidemiyoruz cevabını verince, Atatürk'ün rengi atmış, canı sıkılmıştı. Gence şöyle bir serzenişte bulunarak cevap vermişti: -Siz gidemiyorsunuz, ama bir sürü yobaz ayağına çarığımı çektiği gibi. sırtında torbasıyla karanfil vs. satıyorum diye inkılâbı köstekleyen yayınlarla köyleri adım adım dolaşıyor. Sizin ise bu uğurda en küçük tedbiriniz yok..." sözleriyle konunun ne kadar hassas olduğunu dile getirmiştir.
Sayfa 30
Tarih