Hatice Özlem Ergenç

Hatice Özlem Ergenç
@The_ozlem_effect
@haticeozlemergenc
Mizaç & Manevi Danışman
Ankara
Ankara
32 okur puanı
Ekim 2024 tarihinde katıldı
7/10
·400 syf.··
2025 14. kitabı
Honore de Balzac
7.7/10 · 53bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·400 syf.··
2025 14. kitabı
Bazı aşklar yaşanmaz, taşınır. Ve insan bazen en çok, dokunamadığı duygularla olgunlaşır. Vadideki Zambak, bir aşk hikâyesinden çok nefsini terbiye etmeye çalışan bir kalbin hikâyesi. İçinde suskunluk var, sabır var, vazgeçiş var. Ama en çok da edep var. Balzac, aşkı coşkuyla değil; bekleyişle, içe atışla, kendinden kısmayla anlatıyor. Okurken şunu düşünüyorsun: Sevgi her zaman sahip olmak mıdır, yoksa incitmemek mi? Bu kitap, yüksek sesle sevmeyi değil, içinde büyütmeyi seçenlerin kitabı. Herkese iyi gelmez. Ama kalbi biraz yorulmuş olanlara çok şey söyler.
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Panama Yayıncılık · 202053bin okunma
8/10
·408 syf.··
2025 13. kitabı
İnsan bazen yaptığı hatalardan çok, o hatalardan sonra gördüğü muameleyle şekilleniyor. Jean Valjean’ın hikâyesi bir suçlunun değil, merhametle karşılaşınca yeniden doğan bir insanın hikâyesi. Bir parça ekmek için damgalanan bir adamın, vicdanla nasıl ayağa kalktığını okumak insanın içini sızlatıyor. Bu kitapta adaletle merhamet sürekli karşı karşıya geliyor. Ve insan fark ediyor ki; kanunlar düzeni sağlar ama kalpleri onaran şey merhamettir. Yoksulluk, dışlanmışlık, sabır, fedakârlık… Hepsi var. Ama en çok da şu var: İnsanı insan yapan şey, başına gelenler değil; başına gelenlere rağmen kalbini kaybetmemesi. Yavaş okunması gereken, arasına durup düşünmeler serpiştirilen bir kitap. Bitince değil, okurken değiştirenlerden.
SefillerVictor Hugo · Panama Yayıncılık · 2021105,3bin okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
Bu romanda “beklemek” sadece bir eylem değil; sabır, umut, hasret ve hatta direnişin ta kendisi. Livaneli, karakterleri aracılığıyla okuyucuya şu soruyu sorduruyor: “Bir insanı gerçekten beklemek ne demektir? Zamanı, şartları ve kendimizi aşabilmek midir, yoksa bir yanı sürekli eksik kalarak yaşamak mı?” Romanın dili akıcı, ama derinlikleri bol. Küçük ayrıntılarla büyük duyguları anlatıyor. Özellikle tren metaforu, hayatın hızla akışını ve insanın seçimlerle dolu yolculuğunu sembolize ediyor. İki trenin arasında duran karakterler, aslında bizim de kendi hayatımızda verdiğimiz kararsızlıkları ve çatallanan yolları temsil ediyor. Okurken şunu hissettiriyor: Hayat, sürekli yetişmeye çalıştığımız bir tren garı. Bazı trenlere binemiyoruz, bazılarını kaçırıyoruz, bazılarında ise tüm cesaretimizle yerimizi alıyoruz. Ama en önemlisi, kimi zaman birinin bizi beklediğini bilmek bütün yolculuğun anlamını değiştiriyor. Sonuçta Bekle Beni, sadece bir aşk veya rastlantılar kitabı değil; insanın kendisiyle, geçmişiyle ve geleceğiyle kurduğu ilişkinin bir resmi.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,2bin okunma