M

“Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir âlem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.”
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg’u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı! Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünyanın kendisini hiç görebilir mi?”

M

, bir kitap okudu
Puan vermedi·240 syf.·
3 günde okudu
·
2025 57. kitabı
Peyami Safa
8.1/10 · 11,3bin okunma
Puan vermedi·319 syf.··
2025 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2025 18:37
Peyami Safa annemin bana aldığı ilk kitap olan 9. Hariciye Koğuşu’nun yazarıydı. Tüm kitaplarında hastalıkların, hastane odalarının, ölümlerin kol gezdiği bu yazarla benim de bir hastane odasında tanışmam oldukça ilginç bir tevafuk. Bu yaşıma kadar kaç kitap okuduğumu sorsanız bilemem. Okuduklarımı hatırlamada da hiçbir zaman takdire şayan bir insan olamadım. Ama bu kitap, Matmazel Noraliya’nın Koltuğu, hissettirdiklerini unutmam mümkün değil. Ruhsal analizlerin bu kadar derin yapıldığı bu kitapta ana karakterimiz Ferit, Ferid, id, it ile aynı bedende vücut bulsak ancak onun ruhunu bu kadar şeffaf görebilirdik. Ferit’in içinde açılan bu yeni ufka ket vuran pozitivist bakışı… Hiçbir zaman içsel bir bağ kuramadığı, kitapta bir kere bile göremediğimiz babası nedeniyle kazandığı bu maddeci bakış açısı bir noktada onu psikolojik buhranlara sürükler, işte tam burada onun için vadedilen topraklar ortaya çıkmaktadır. Peyami Safa Yalnızız kitabından bu eseriyle örtüşen şu pasajı sizlerle paylaşmak isterim; “Ey bahtsız! Tarihin hiçbir devrinde kendine bu kadar yabancı, bu kadar hayran ve düşman olmadın. Bırak bu maddeyi, boğ şu ölçü dehanı, doy şu fizik ve matematik tecessüsüne, kov şu kemmiyet fikrini, dal kendi içine, koş kendi kendinin peşinden, bul onu, bul kendini, bul ruhunu, bul, sev, bil, ân, gör, kendi içinde gör Allah’ını. Kendine dön, kendine bak, kendine gel.” Ferit de aklından şüphe ettiren bu savaşı tıpkı yazarın nasihatındaki gibi içine, kendine, ruhuna dönerek kazanabilecektir. Yine aynı bakış açısıyla başlayan aşkının bu çıktığı yolculukla birlikte maddenin sınırlarından kurtulup uhrevi bir aşka evrilişini görüyoruz. Yazarın Yalnızız romanında “Simeranya” olarak adlandırdığı ütopik dünya düzeninin yansımalarına burada da rastlıyoruz. Mevcut devlet düzeninin
Matmazel Noraliya'nın KoltuğuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 201710bin okunma