Dante

Dante
@Thegallavich
8/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
Yazarımız son yüz sayfada olayları patlatıp ortalığı karıştırmaya bayılıyor gerçekten. İlk kitapta da böyle olmuştu. Kitabın büyük çoğunluğu çok sürükleyici olsada son yüz sayfayı nefesimi tutarak okudum aşırı heyecanlıydı. Tahmin ettiğim bazı şeyler gerçekleşti ama bu durum hevesimi kaçırmadı aksine kitabın gidişatı açısından çok güzel oldu bence. Gerçeklerin açığa çıkmaya başladığı bir kitaptı çokta heyecanlı bir yerde bitti devam kitaplarını okumak için heyecanlıyım.
Fantastik
ÇığlıkBecca Fitzpatrick · Pegasus Yayıncılık · 201610bin okunma
Reklam
FISILTI SPOİLERLI YORUM
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
Uzun bir süredir yeni çıkan hiçbir kitabı okurken zevk almadığım için eski serileri toplayıp okumak daha çok hoşuma gidiyor. Hush, Hush serisi de bunlardan biri oldu. Aslında kitap okumaya başladığım dönem epey popüler bir seriydi. O zamanlar alıp okumuş olsam eminim şimdikinden bin kat daha çok severdim ama şu an bile çok büyük keyifle okudum. Kitap boyunca Amerikan gençlik dizisi izliyormuş gibi hissetim. Fantastik öğeler epey geride kalmış olsada bunu giriş kitabı olmasına bağlıyorum. Hikayemiz; insanların içinde, meleklerin, düşmüş meleklerin ve nefillerin kol gezdiği bir Amerika'da geçiyor. Kitaba 1565 yılında Fransa'da çarpıcı bir giriş yapıp güzümüze dönüyoruz yani 2009'a. Nora ve Patch'ın biyoloji dersinde sıra arkadaşı olup birbirlerini tanımaya çalışmaları her ne kadar klişe bir başlangıç olsada, Patch'ın zaten Nora'yı tanıyor olması büyük bir gizem. Kitapta en çok hoşuma giden şeylerden biri Nora'nın başına gelenler ve süreki izleniyor olmasıydı. O gerilimi çok güzel hissettim. Kız hiç normal olmayan şeyler yaşıyor ama gerçekten yaşıyor mu yoksa kafasında mı kuruyor bunu bilmiyor. İnsanlara anlatıp yardım alacağı sırada başına gelenlerden hiçbir iz kalmadığını görüyor. Belli bir yerden sonra neler olduğunu tahmin etmek zor olmasada kendimi kızın yerine koyunca delirecek gibi oldum. Nora'nın en yakın arkadaşı Vee gerçekten düşman başına bir arkadaştı. İlk başta nötrüm diye düşünüyordum ama hikayeye Elliot ve Jules'un dahil olmasıyla iyice mal bir insana dönüştü. İki günlük çocuklar için arkadaşına inanmaması, Nora'nın bu çocuklar da bir iş var uzak duralım demesine rağmen sürekli diplerinde bitmesi... Gerçekten kelimeler kifayetsiz kalıyor. Jules'un aslında olduğu kişi beni gerçekten şaşırttı. Elliot'da ciddi psikolojik deli bir arkadaşımızdı. Nora ve
Fantastik
FısıltıBecca Fitzpatrick · Pegasus Yayıncılık · 201513,3bin okunma
KALPSİZ SPOİLERLI YORUM
8/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2024 21:43
Kitabı uzun bir süre önce almama rağmen spoiler yediğim için korkuyordum elim bir türlü alıp okumaya gitmiyordu. Gerçekten de haklıymışım. Kupa Kraliçesinin nasıl kalpsiz bir kadına dönüştüğünü okuyoruz ve kalbimiz bin parçaya bölünüyor. Kitap boyunca Cath'in anne ve babasına nefret kustum. Nasıl bu kadar bencil ve kötü olurlar anlamıyorum. Bir makam uğruna kızın hayatını kararttılar. Oysa kızlarının arkasında dursalar, hayalini gerçekleştirmesine yardımcı olsalar her şey çok farklı olabilirdi. Cath'i öyle bir bastırmışlar ve yaptığı her hareket yüzünden suçluluk duygusu çekecek şekilde yetiştirmişler ki okurken sürekli gözlerim doldu. Bu yüzden ailesine karşı gelememesi benim için çok normaldi. Kitabın başındaki annem için ithafı okudukça anlam kazandı ve kalbimi çok kırdı. Jest'i de çok sevdim ve ona hiç doyamadım... Bazen söylediği sözler beni çok sinirlendirdi ama aşkı ve görevi arasında kaldığını öğrenince işler değişti. Ölmesi benim için sürpriz değildi. Kitabı hep diken üstünde okudum zaten ama insan bir mucize olsun diye bekliyor Çünkü Jest ölemeyecek kadar güzel bir karakterdi. Genelde seri olmayan kitaplardaki karakterle bağlanamam ama Cath ve Jest kalbimi çaldılar... Keşke her şey daha farklı olsaydı. Cath'in diyarın en iyi pastanecisi olduğunu görebilseydik. Onların mutluluklarını okuyabilseydik. Başka bir evrende en güzel haliyle diyorum...
Fantastik
KalpsizMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20171,481 okunma
DEMİR ZİNCİR SPOİLERLI YORUM
8/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
Bu kadın gerçekten kitaplarıyla göğsümü daraltıyor. Altı yüz yirmi dört sayfa boyunca güldüm, ağladım, sinirden delirdim, aptal diyerek karakterlerin kafasını duvarlara vurmak istedim ama bu kadar duygunun sonunda onları evlatlarım gibi sevmekten asla vazgeçemedim (Grace hariç). Olaylar ilk kitabın sonundan dört ay sonrasını anlatıyor. James ve Cordelia'nın bekarlığa veda gecesinden okumaya başlıyoruz. Sahte evlilik okumayı çok sevdiğim bir trope ve Cassandra'da çok güzel yazmış ama yine de dolu dolu okuyamadık gibiydi ya. Sürekli bir şekilde James ve Cordelia'nın sahneleri bölündü. Öpüşüyorlar sonrasında aga biz ne yaptık diyip oturup konuşmuyorlar çıldırdım resmen. Hele o James'in kolunu kopartmak istedim kitap boyunca. Ne bileklikmiş arkadaş ya. Grace'den gerçekten nefret ediyorum. Her şeyi Jesse için yapması gram umrumda değil (Jesse'ye aşık olmama rağmen). Christopher'la ship olması için bir zemin hazırlandı ama Grace yüzünden asla yükselemedim. Matthew'un en büyük sırrını öğrendik ve gerçekten şok oldum. Çok acı bir durum bu kadar içmesi ve kendisini sevmemesi hiç şaşırtıcı değil. Alastair ve Thomas'da çok tatlı ama Alastair ben seni hak etmiyorum triplerine girip başlamadan bozdu bu işi. Üçüncü kitapta aklı başına gelir diye umuyorum. Bir anda Lilith ortaya çıktı ve aslında Cordelia'nın Demirci Wayland yerine Lilith'e yemin ettiğini öğrendik. Cassandra ne yapıyor ne ediyor konuyu ele geçirilmiş gölge avcısı yazmaya getiriyor. Aşk üçgeni ve ele geçirilen gölge avcıları kadının vazgeçilmezi. En azından Cordelia düzgün onun bir sıkıntısı yok derken başımıza bu çıktı üçüncü kitapta topluca tımarhaneye yatarız herhalde. James'in bilekliği koptu ve Grace'in gerçek yüzünü gördü ama Cordelia'yı kaybetti....Bu yanlış anlaşılmalar insanı yaşlandırıyor resmen. Cordelia'ya
Fantastik
Demir ZincirCassandra Clare · Artemis Yayınları · 091 okunma
MEKANİK MELEK SPOİLERLI YORUM
9/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
İki yıl önce beni favori yazarım Cassandra Clare ile tanıştıran Mekanik Melek kitabını bugün tekrar bitirmiş olmanın duygusallığını yaşıyorum. Bu seri ile ilgili söyleyebilceğim ilk şeylerden biri comfort serim olduğu. Tüm zamanların favorisi diyebilirim. Benim için yeri o kadar ayrı ki yorumum daha çok hislerimle alakalı olacak. Bu mükemmel kitap sayesinde iki yıldır çok büyük bir tutkuyla yazarımızın on dört kitabını okudum ve hala okumamış olduğum kitapları var. Hal böyle olunca evrene ve karakterlere çok bağlandım. Okuduğum her yeni kitapta Will'in, Tessa'nın ve Jem'in adının geçmesi bile beni çok büyük bir duygusallığa sürükledi. En son okuduğum Altın Zincir kitabında da baba olmuş Will Herondale'ı okuyunca daha fazla dayanamadım ve Mekanik Melek'i tekrar okumaya karar verdim. İkinci okuyuşum sayesinde çok güzel detaylar yakaladım. Doya doya yazıp çizerek okudum. Kitabın ilk sayfasından itibaren evrene öyle güzel giriş yaptım ki her şey birebir gözümde canlandı. 19. yy. Londra'sı çok güzel aktarılmıştı. O kasvetli hava, mekanlar, edebiyat tutkunu karakterler... Her şey buram buram Victoria döneminde hissettiriyor. Fantastik açıdan da çok doyurucu bir evren. Gölge avcıları, büyücüler, vampirler, kurt adamlar ve periler. Her türün kendine has köklü bir geçmişi var bunlara kitaplarda bolca yer verilsede en iyi şekilde anlamak için Gölge Avcısı’nın El Kitabı okumak ayrı bir güzel oluyor. Zaten Gölge Avcısı'nın El Kitabı karakterlerimizin de bilgi edinmek için okuduğu bir kitap. Will Herondale'ı okuduğum son kitaplarda tam bir aile babası ve tatlı mı tatlı bir aşık olarak görmeye alıştığım için tekrar bu kitabı okumak bana onun ne kadar zor yollardan geçtiğini hatırlattı. Enstitü'de ki herkesi ailesi olarak görüp çok sevsede onları kendinden uzak tutmak için öyle kırıcı davranıyor ki
Fantastik
Mekanik MelekCassandra Clare · Artemis Yayınları · 20251,697 okunma
Reklam