Ayağa kalkınca başım döndü;titreyen elime bakınca işaret parmağımdan kan üzüldüğünü gördüm, toprağa... Tam o sırada Eylül'ün mezarının başındaki dut ağacının gövdesinden bir İpek Böceği belirdi, ben ona bakınca usulca hareket etti. Turuncu bir yağmur başladı...
"maurice'in parmakları üstümü iliklemeye başladı. o an, keşke hiç büyümesem diye yakıcı bir arzu yükseldi içimde. maurice hep yüreğime yakın olsun, pijamamın da iki yüz seksen iki bin düğmesi olsun."