Üniversite yıllarındayım ,öğrenciyken bilirsiniz adım başı para harcarsınız, hele ki dışarıda okuyorsanız bu durum çarpı (5) olarak yansır . Yurtta çıkan yemekler kötüdür dışarıda yemek zorunda kalırsınız ,kıl hocalarınız vardır ders için ekstra ekstra kitap ,fotokopi ,materyal vs. istekleri bitmek bilmez . Sosyalleşmek isterseniz de parasız olmaz . Bu durumu çoğu öğrenci yaşar ,ne burs yeterli olur ne de ailenin gönderdiği para.
Yine bu parasız günlerin birinde kitap almak için bir kitapçıya gittim ama kitaplar ateş pahası ,yaklaşılmıyor .Tam vazgeçtim, çıkmak üzereyken gözüm indirim standına ilişti. Fiyat uygun ama kitaplar cep boy , önce burun kıvırdım baktım kitap alamadan çıkacağım , hemen birkaç kitaba göz gezdirdim .Bir kitabın önce kapak resmi ,sonra adı daha sonra da Bestseller listesinde olması cazip geldi, alıp çıktım .
O kitap Uçurtma Avcısı'ydı . Düşünün kitabın satın alınma hikayesi vardı ve bu hikayeyi hayat şartları kurgulamıştı.
Yurda gidince hemen okumaya başladım . Ucuz diye aldığım, gizliden önyargılı yaklaştığım kitabı elimden bırakamıyodum ve bitene kadar da, sabahın ilk ışıklarına kadar da okudum sadece okudum.
Uçurtma Avcısı için öncelikle şunu söyleyebilirim okuduktan sonra benim bir parçam oldu ve seneler geçti onun yerini kimse alamadı .
Belki de değerli yazarı Khalaed Huseyni kitabı içselleştirerek yazdığı , okurun da bu samimiyeti fark edip benimsemesi , kitapla bağ kurmamızı sağladı.
Çalıştığım lisede Suriyeli bir öğrencim kitap tavsiyesi istemişti ben de bütün tavsiyelere Uçurtma Avci'sıyla başlarım :) Neyse kitabı okumuş, mahcup bir şekilde yanıma geldi ,gözleri dolmuş ,sebebini sorunca kitabı okudum, dedi ve söylediği ilk cümle şuydu: Uçurtma avcısı sanki benim hayatımı anlatıyor...
Emir ,Hasan ,Sohrap ... Kahramanlar değişir