Her şeye karşın, gene de, insana olan inancı elden bırakmadan, sevgiye, akla, hoşgörüye sığınmış olarak bağırıp sormak: Neden susuluyor? Neden karşı çıkılmıyor? Neden? Korkuluyor mu? Bizi pıstıran ne? Yüreğimizdeki coşkuyu, sevinci, aşkı, kim söndürdü? Ölü toprağı deniyor. Aklımıza, fikrimize kim serpti bunu?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Savaşların, kıyımların, doğal felaketlerin, insanın insana reva gördüğü acıların, mal mülk kavgalarının, kötülüklerin, insanı insan kılan güzelliklerin... İnsana ait her bir şeyin içinde özlenen o tanımlanması olanaksız duygu, eve aittir.
ellerimle diktiğim böğürtlen ağacının dallarını
tanrıyla kırıyorum şimdi
ve insanlığı karıştırıyorum kanıma
kan damlayan bulutların altında
arşı şehrinliyorum saatte 120 km hızla
Sayfa 25 - 'zamanda sürüklenen bir harf yığınının yaratılışı'
birazdan vardiya değişir, kuşların çığlığı karışır kanıma
şahit olur şehrin tüm sokakları bu huzursuzluğa
yıkmak zorlaştığında tabuları, kucak açar sana tabutlar
yıkılan düzenlerde yeşerir çürüyen her umut