"Uzunca bir dönem çeşitli dünya görüşlerine ve özgürlüğe aç kalmış gençlik Anayasal haklarını kullanan ilk güç oldu. Hakim sınıfların iç ve dış politikalarını, gerek şimdi ve gerekse daha önce alınmış ekonomik ve politik kararlarını, bunların uygulamalarını tepki ile karşılamaya başladı. Gücü yettiğince çıkarlarımıza ters düşenleri değiştirmeye
çalıştı. Gerektiğinde direniş hakkını kullandı. Miting yaptı, yürüyüş tertipledi. Bütün ilerici, demokratik kitle hareketlerine katıldı, destekledi. Dövüştü, dayak yedi, hapislere atıldı. İşkencelerin en çağdışı olanları üzerlerinde uygulandı. Bütün bunlar gençliğin mücadele azmini kuvvetlendirmekten başka bir işe yaramadı. Sömürünün üzerine üzerine gitti. Yerli petrol kampanyası açtı. İğdiş iğdiş ettiği ikili antlaşmalarımızı sergiledi. Madenine sahip çıktı. Omuz verdi topraksız köylüye. Gözcü oldu grevci işçiye."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“1961 Anayasası ile kazanılan mesafeleri şöylece özetlemekte fayda vardır. İşçiye tamamen çalışma, sözleşme ve grev yapma hakkı işçilerin demokratik hareketlerine dayanak olmuş, işçiye dayanak gücü vermiştir. Örgütlü sermayeye karşı mücadelenin ancak toplu hareketlerle mümkün olduğu görülmüş, grev ve sendikal örgüt kurma mücadelesi, Anayasa ile kazanılan düşünce ve kanaatlerini söz ve yazı ile serbestçe ifade etme hakkı ile daha da güçlenmiştir. Çıkacak faşizm kokulu kanunların Anayasa'ya aykırılığı ispatlanacak duruma getirilmiş bağımsız Anayasa mahkemeleri kurulmuştur. Çeşitli meslek gruplarına örgütlenme ve direnme hakları tanınmış, kitlelere hoşnutsuzluklarını etkili bir biçimde belirtme, gerekirse direnişe geçme hakkı verilmiştir. Bütün bu etkili ve ilerici kararlar yönetici kadroları kontrol altında tutma, Üzerlerinde etkili olma ve denetleme olanağı doğurmuştur. Alınan kararların ve uygulamaların halkın çıkarıyla olan uygunluğu tartışılır olmuştur. Bütün bu ileri adımlar, tanınan hak ve özgürlükler geniş bir tartışma ortamı açmış, çıkarlarımıza ters düşen kararlar her çevrede anlaşılacak şekilde derinlemesine tartışılmaya başlanmıştır."
Türkiye'de solun gelişmesi, kitlelerin demokratik hareketlerinin başlaması ve en tabii anayasal haklarını kullanarak hâkim sınıflara hesap sorması çıkar ve sömürü çevrelerini ürküttü. En ufak bir muhalefete bile tahammülü olmayan ABD emperyalizmi ve ortakları AP yönetimini yetersiz bulmaya başladı. Alınan tedbirler, soygun ve talanın sessizce yürütülmesini sağlayamıyordu. Kitlelerin hoşnutsuzluğu bu denli insafsızca, bu denli göstere göstere sömürülmelerine karşı homurdanışı bir avuç finans-kapitalisti rahatsız ediyordu. Sert tedbirler alınmalı, geceleri uykularını kaçıran homurdanmalar susturulmalı, pişmiş aşlarına soğuk su katılmamalıydı. Bunu temin ise ancak finans-kapitalin tek başına iktidarı ile mümkün idi.
Hele Ulaş'a Ulaş'a
Ulaş benziyor güneşe
Ulaş kardaş can verirken
Görenlerin aklı şaşa
Ulaş canım ulaş gülüm
Sana yakışmıyor ölüm
Sana demedim mi kardeş
Düşman hayin düşman zalim
Ulaş benim gülüm güzel
İnsanlığım yolum güzel
Kardeş sen öldükten sonra
Vallah billah ölüm güzel
Döğünürüm yana yana
Haber olmadı mı sana
Yüreğindeki kırk kurşun
Ağır gelmiyor mu sana
Şu boğazın günden yanı
Gitti gelmez ulaş hani
Bu dünya güzel olacak
Bu insan güzel olacak
Ulaş kardeş koç yiğidim
Görmeyecek güzel günü
Dağlar taşlar geldi dize
Bu dünya kalır mı böyle
Öcümüz yerde kalmaz
Sinanıma selam söyle