Bense nedenini hiç anlamadığım bir konu, kadınların neden her zaman aşka ve şehvete köle olan yaratıklar olarak resmedilip küçük düşürdükleri üzerinde duracağım. 
Avilalı Teresa manastıra evlilik cehennemimden kurtulmak için girmişti. Erkeğin hizmetçisi olmaktansa Tanrı’nın kölesi olmak daha iyidir , diye düşünüyordu.
Ve bu zavallı genç memur, yaşadığı şu dar ömründe , insan denen yaratıkta insanlık dışı onca şeyi görmekten, kültürlü, sosyete üyesi, zarif olma iddiası taşıyan ve hatta dünya alemin Soylu kabul ettiği kişilerde ustaca gizlenmiş nice kabalıklar görmekten Ürpermiş, elleriyle yüzünü kapayarak nasıl tir tir titremişti…

Bugüne dek ne müdürler, memurlar, şefler değişmişti çalıştığı yerde, ama o hep şimdiki yerinde kaldı, “ kalem memuru “ olarak… Hatta giderek , onun dünyaya da böyle geldiğine , üzerinde memuriyet üniforması ve hafif seyrelmiş saçlarıyla “ memuriyete hazır” doğduğuna inanmaya başladı insanlar.