Mehmet yıldırım

Güneş, yüzümü ısıtarak aydınlatır, serin sabah havasının sessizce aktığı hissedilirdi.
Kitap Alıntısı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İşte, bir akordeon sesi duyuldu, bir kadın kahkahası çınladı. Kaldırım taşlarına sürtünen bir kılıcın şangırtısı, bir köpeğin tiz sesle havlaması... Bütün bu gereksiz sesler, solan günün düşen son yapraklarıdır
Kitap Alıntısı
Güneş çekildiği zaman gökyüzünde kızıl dereler akıyormuş gibi olurdu. Yanıp, kül olduktan sonra bahçenin kadifeden yeşilliğine altın sarısı, kızıl korlar dökülürdü. Sonra etraf hissedilircesine kararır, her şey loşluğun içinde büyür, genişlerdi. Güneşe doymuş yapraklar sarkar, otlar toprağa doğru eğilir, her şey daha yumuşak olurdu. Etrafı müzik gibi hoş, şefkat dolu değişik kokular sarardı. Uzaktaki kırdan, asker kamplarında çalan yat borusunun sesi duyulurdu. Gece çökerken, güçlü bir annenin sevgi dolu okşayışı gibi bir duygu insanın kalbine dolardı. Sessizlik, sıcak, tüylü eliyle yüreği okşar, hafızadan unutulması gereken her şeyi; geçen günün yakıcı, ince tozlarını bir bir silerdi.
Kitap Alıntısı

Mehmet yıldırım

, bir kitap okudu
4/10
·172 syf.·
9 günde okudu
·
2025 59. kitabı

Mehmet yıldırım

, bir kitap okudu
Puan vermedi·202 syf.·
22 saatte okudu
·
2025 58. kitabı
Ray Bradbury
7.6/10 · 108,4bin okunma