“Chiara... Kadının, doğuştan öylesine ters olan yapısı, ermişliğe yücelince sevecenliğin en soylu aracı olabilir. Yaşamımın nasıl en arı bir erdenlikten esinlendiğini bilirsin, William,” (Üstadımın bir kolunu sımsıkı tuttu), “bilirsin, nasıl... yabanılca - evet, yabanıl sözcüğü doğru - nasıl yabanıl bir tövbe susuzluğuyla içimde etin çağrısını köreltmeye, kendimi yalnız Çarmıha Gerilmiş İsa’nın sevgisine açık bir duruma getirmeye çalıştım... "
Ruhban sınıfının gücünün tüm öteki ülkelerdekinden daha açıkça görüldüğü ve ruhban sınıfının tüm öteki ülkelerdekinden daha çok güç ve varlık gösterisinde bulunduğu yarımada, en az iki yüzyıl boyunca, onlarca kutsanmayı bile yadsıdıkları yozlaşmış papalara karşı protesto olarak yoksul bir yaşam süren insanların oluşturdukları akımlar doğurmuştu.
“kitap kolayca incinebilen bir yaratıktır; zamanın geçişi acı verir ona; kemirgenlerden, kötü havalardan, beceriksiz ellerden korkar. Yüzyıllar boyunca, her önüne gelen elyazmalarımıza canı istediği gibi dokunabilseydi bugün onlardan büyük çoğunluğu var olmazdı."
“Canavarlar, kutsal tasarımın bir parçasını oluşturdukları için vardır; onların görünümünde, Yaratıcı’nın gücü kendini ortaya koyar. Büyü kitapları, Yahudiler’in kabalası, putatapan ozanların masalları, imansızların yalanları da bunun için vardır. Bilge okur için, yalanlara yer veren kitaplarda da, kutsal bilginin soluk bir ışığının parlayabileceği, yüzyıllar boyu bu manastırı kurup ayakta tutanların sarsılmaz ve kutsal inancı olmuştur. Bu nedenle, kitaplık bu kitapların da kasasıdır. Ama anlıyorsunuz değil mi, işte bu yüzden de, her önüne gelen oraya giremez..."