Onur Köksal

Onur Köksal
@TimeTraveller_
Muhasebe
Üniversite Lisans
İstanbul
İstanbul, 1 Eylül
64 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
* İstersen konuşalım, lakin sözden ne çıkar? Şimdiye kadar kim bilir kaç hayvan yükü kitap okudun, ne anladın? Hiç, değil mi? İnsanların bilgisi nedir? Zevk ve kibirlerinin ihtiyacı olan sanayiye ait olanları diyelim ki bir şeydir. Lakin hak ve hakikate dair ne bilirler? Hiç! Akıl denklemiyle hakkı itiraf mümkündür. Fakat bilmek, anlamak mümkün mü? Ne konuşalım? Harfleri birleştirmekle hikmet noktası bilinir mi?
Sayfa 12·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
* Fengxia’nın ardından, üç ay geçmeden Jiazhen da öldü. Ölmeden önce bana sık sık şöyle derdi: “Fugui, Youqing ve Fengxia’yı sen gömdün. Beni senin gömeceğini bilmek içimi rahatlatıyor.” Yakında öleceğini biliyordu, ama içi rahattı. O zamanlar yatakta doğrulmaya bile gücü yoktu, sadece gözleri kapalı uzanıyordu. Fakat hâlâ çok iyi duyuyordu. Ben işten gelip kapıdan içeri girdiğimde, gözlerini açar, dudaklarını kımıldatırdı. Benimle konuşmak istediğini anlardım. O günlerde, özellikle konuşmayı çok seviyordu. Yatağa oturur, onu duyabilmek için iyice yaklaşırdım. Sesi kalp atışları kadar zayıftı. İnsan hayat boyu ne zorluklarla ve sıkıntılarla karşılaşırsa karşılaşsın, ölüme yaklaşırken kendini teselli edecek bir şeyler buluyordu. Jiazhen da bir yol bulmuştu. Bana defalarca şöyle dedi: “Benim için bu hayat artık bitiyor. Bana karşı çok iyiydin, çok memnunum. Ben de sana iki çocuk doğurdum; sanırım seni mutlu ettiğimi söyleyebiliriz. Umarım öteki dünyada da, ömrümü yine seninle geçiririm.”
Sayfa 184·Kitabı okudu
* Chunsheng evimizin önündeki ağacın altına doğru yürüdü ve “Fugui,” dedi, “buraya sana veda etmeye geldim.” “Nereye gidiyorsun?” diye sordum. Duygularını bastırabilmek için dişlerini ısırdı. “Artık yaşamak istemiyorum!” Şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım, hemen kolunu tuttum. “Chunsheng saçmalama. Bir karın ve oğlun var,” dedim. Sözlerimi duyunca ağlamaya başladı. “Fugui, beni her gün bağlayıp dövüyorlar,” dedi. Konuşurken ellerini uzattı. “Bak, ellerime dokun. Ellerine dokununca, sanki haşlanmışlar gibi hissettim. O kadar sıcaktı ki, korktum. “Acıyor mu?” diye sordum. Başını salladı ve “Artık ellerimi hissetmiyorum,” dedi. Hafifçe omuzlarından tutarak, “Chunsheng otursana,” dedim. “Ne olursa olsun mantıklı düşünmek zorundasın. Ölüler hep dirilmek ister. Sense hâlâ hayattasın ve mücadele ediyorsun, ölemezsin!” Sonra devam ettim. “Hayat sana anne ve babandan bir hediye. Eğer yaşamak istemiyorsan bunu önce onlara sormalısın.” Gözyaşlarını silerken, “Annem ve babam uzun süre önce öldüler,” dedi. “O zaman yaşamak için daha çok sebebin var,” dedim. “Bir düşün: Savaşta, kuzeyden güneye birçok cephede çarpıştın. Hayatta kalmak kolay mıydı?” O gece Chunsheng’le saatlerce konuştuk. Jiazhen yatakta oturup bütün konuştuklarımızı dinledi. Şafak sökerken Chunsheng ikna olmuş görünüyordu. Ayağa kalkıp gitmesi gerektiğini söylediğinde, Jiazhen içeriden seslendi. “Chunsheng!” Bir an için ikimiz de hazırlıksız yakalanmış gibi hissettik. Jiazhen tekrar seslenince, Chunsheng yanıt verdi. Kapıya doğru yürüdük. Jiazhen yataktan seslendi: “Chunsheng dayanmalısın. Yaşamak zorundasın!” Chunsheng başını salladı ve Jiazhen ağlamaya başladı. “Bize hâlâ bir hayat borcun var,” dedi Jiazhen. “Bize olan borcunu kendi hayatına sarılarak öde!” Chunsheng bir şey demeden bir süre öylece
Sayfa 174·Kitabı okudu

Onur Köksal

, bir kitap okudu
9/10
·210 syf.·
2025 3. kitabı
Yu Hua
8.5/10 · 70,4bin okunma
* Günümüzde mevcut kanaatlere göre, Sahaların etnik kökenlerinde İskit ve Hun unsurları önemli rol oynamıştır. Saha kültürü ise Güney Sibirya ve Orta Asya erken göçebe kültürü üzerinde gelişmiş ve onun (özel kuzey şartlarında) devamı niteliğindedir.
Sayfa 258·Kitabı okudu