Savaşın cenk meydanlarından ibaret olmadığını benimsediğimiz Aytmatov anlatımıyla içim parçalanarak okuduğumuz kitap.
Tanımadığımız bir köyde, tanımadığımız mütevazi bir yaşam. Tanımadığımız bir acı,tanımadığımız bir kabulleniş, tanımadığımız bir umut.. (Ben bunları tanıyorum diyen işine baksın )
Babannemin düşüncesine inat hep geç geldiğimi düşünürüm dünyaya. Samimiyetsizlikler içerisinde yoğrulmuş hayatlarımızda hangimiz bu denki aidiyet duygusunu tadabildik, hangimiz umudumuzu var edebildik pes demeden?
‘Amentü’ ettik diyerek başlıyoruz riyakarlığa umutsuzluğumuzla,isyanımızla.
Samimiyetsizlik çerçevemizden samimiyetin el uzatıp bir aralık bıraktığı, mutluluğu,huzuru,yoksulluğu,acıyı,kabullenişi içtenliğiyle yazarın okuruna aktardığı kitap…
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,8bin okunma
“Akıl” varlığı kabullenişin en güçlü dayanağı belki de. Yokluk-hiçlik-varlık gibi düşüncelerle bizleri muammaya sürükleyerek hayatı,özü,nedeni sorgulatan ve tüm bunlarla inkar edilemeyen soyutsal kavram…
Her kitap okuyanına has izler bırakıyor. Bu eserin her satırında öne çıkan kavram ‘Akıl’ ve onu kullanabilme becerisi oldu benim için. (Belki farklı bir dönemde okumuş olsaydım algım daha farklı yönlerini ön plana çıkarabilirdi)
Her hikayesi,menkıbesi kendine has dersler vermekte. Derinine inildiğinde hepsinde ortak adalet, aidiyet, samimiyete dair örneklemeleri de es geçmeyelim.
Her satırında belli ve ortak mesaj veren illuminatilere maruz kalmış gibi hissetmeme engel olamadım.
“Kişinin kapasitesi aklını kullanabildiği ölçüdedir.”
Altın IşıkZiya Gökalp · Ötüken Neşriyat · 20181,819 okunma