Batmak üzere olan gemide, suların yükselmeye başladığı koridora açılan kamarasına kapatıldığı için hiçbir şeyin farkında olmayan zavallı eski bir kaptan gibiydi.
Mutlu olmak veya iyi kulluk edebilmek için maddenin göstergesi olan beden,eller,ayaklar,kirpikler,gözler ile mananın göstergesi olan düşünce,duygu,iman gibi bahisler birbiriyle dengeli tutulmalıymış.
20. yüzyılda Sırp-Bosna savaşı sırasında Suada ve ailesinin yaşadıkları zorluklar karşısında hayatta kalma mücadelesi ve savaş sırasında Suada ve Tarık'ın devam eden bir aşkını anlatan dokunaklı bir romandır. Ayrıca döneme ışık tutması nedeniyle mutlaka okunması gereken kitaplardan birisidir.