Gece yarıları şehri dolaşırdım
Cebimde taslak halinde bir intiharla
Şizofreni ve pompalı mızıkayla
Tanrım! Ne çok yalnızdım, dağlara-
Doğru yürürdüm, ağlardım..
Yüzünü tutup toprağa
Şehri-
Gözlerdim.
Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz?
Düpedüz, sarıl bana dedikten sonra, sarılmanın ne anlamı var!
Görünürde her zaman gülümsüyor olsam da içeride çaresiz bir mücadeleyle debeleniyordum, bir ipte yürüyordum, ter içindeydim, onları eğlendirdikçe felaket ihtimali her an yaklaşıyordu….
.
“Soytarımla” birlikte insanlarla bir noktada bağ kurmayı başardım.